Ticari ve yerel bazı Trichoderma türlerinin pamuk bitkisi aracılığıyla Spodoptera exigua'ya etkilerinin belirlenmesi


Atlıhan R. (Yürütücü) , Erdinç Ç. , Demirer Durak E. , Önalan Ş.

TÜBİTAK Projesi, 2020 - 2022

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Başlama Tarihi: Temmuz 2020
  • Bitiş Tarihi: Temmuz 2022

Proje Özeti

Kimyasal pestisit kullanımına dayalı bir zararlı yönetim anlayışı sürdürülebilir değildir. Bu nedenle tüm dünyada alternatif yaklaşım ve yöntemlere olan gereksinim gittikçe artmaktadır. Son zamanlarda zararlılara karşı bitki gelişimini ve direncini arttırmak ve biyolojik mücadele anahtar stratejiler olarak görülmektedir. Toprak kökenli çeşitli mikroorganizmalar doğrudan ve bitki aracılı mekanizmalar yoluyla bitkinin büyümesi sağlığı ve direnci üzerinde pozitif etkilerde bulunmaktadırlar. Bu etmenler arasında çeşitli nişlerde kolonize olma yetenekleri ve her yerde bulunabilmeleri nedeniyle Trichoderma spp önemli yer tutmaktadır. Bu fungal etmenler biyolojik mücadele ajanı ve mikrobiyal gübre olarak kullanılmakta olup, bitki hastalıkları ile mücadelede üzerinde en çok araştırma yapılan mikroorganizma gruplarından birini oluşturmaktadır. Bu yararlı mikroorganizmalar böcekler ile de bitki aracılığıyla interaksiyona girer ve genellikle herbivor böcekler üzerine negatif etkide bulunurlar. Son yıllarda bu mikroorganizmaların bitki aracılığıyla zararlılar üzerine etkileri incelenmektedir. Toprak kökenli bu funguslar bitki gelişimini teşvik etmekle birlikte dokularda “uyarılmış sistemik dayanıklılık” (Induced Sistemic Resistance – ISR) olarak tanımlanan bir proses ile bitki dayanıklılığını uyarabilmekte ya da teşvik edebilmektedirler.

Bu çalışmada pamuk (Gossypium hirsutum) bitkisine ayrı ayrı ve kombinasyon halinde uygulanan bazı ticari ve yerel Trichoderma türlerinin pamuğun önemli bir zararlısı olan Spodoptera exigua (Lepidoptera: Noctuidae)’nın populasyon performansı ve beslenme kapasitesi üzerine bitki aracılığıyla etkileri incelenecektir. Böylece S. exigua ile mücadelede bu etkileşimlerden yararlanılma olasılıkları değerlendirilecektir. Ayrıca söz konusu üçlü etkileşimlerin zararlı yönteminde kullanılabilmesine olanak sağlayabilecek önemli bilgiler ve ipuçları elde edilebilecektir.