ARAP GRAMERİNDE KONULARIN TASNİF VE TERTİBİ "MECDUDDÎN İBNU'L-ESÎR ÖRNEĞİ"
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Doç. Dr. Abdulhadi Timurtaş
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
“Arap Gramerinde
Konuların Tasnif ve Tertibi (Mecduddîn İbnu’l-Esîr Örneği)” adlı bu
çalışmada, nahiv kitaplarında uygulanan tasnif ve tertip metotları ve bunlarda
etkili olan önemli faktörler saptanmaya çalışılmıştır. Çünkü temelde aynı
konuları ele almalarına rağmen müellifler genelde konuların tasnif ve tertibi
hususunda birbirlerinden farklı metotlar izlemişlerdir. Bu amaçla hicri ikinci
yüzyıl ile yedinci yüzyılları arasında telif edilen ve ilim dünyasında genel
kabul gören bazı önemli eserler detaylıca incelenmiştir. Ayrıca nahiv
konularını çok kapsamlı bir tasnif sistemine tabi tutmakla diğer müelliflerden
önemli ölçüde ayrıldığı için Mecduddîn İbnu’l-Esîr’in el-Bedî‘ fî İlmi’l-Arabiyye
adlı eseri de örnek olarak alınmıştır. İlk dönemde
telif edilen eserlerin konu tasnifi mesele bazında yapıldığı için tertip
hususunda da daha çok meseleler arasındaki ilişki esas alınmıştır. Bu nedenle bir
ana konuya ait meselelerden her biri müstakil bir bâb olarak ele alınmıştır. Bu
da hem eserdeki bâb sayısının çok artmasına hem de temelde aynı konuya ait olan
meselelerin birbirinden koparılarak farklı yerlerde zikredilmesine neden
olmuştur. Bunun eğitim üzerindeki olumsuz etkilerini fark eden İbnu’s-Serrâc (öl.
316/929) yeni bir tasnif ve tertib modelini geliştirerek bu alanda önemli bir
çığır açmış ve kendinden sonraki müellifleri de büyük oranda etkilemiştir. Çünkü
aynı ana konuyla ilgili olup birbirleriyle doğrudan ilişkili olan tüm
meseleleri tek ana başlık altında toplamaya özen gösteren müellif bu
meselelerden herbirini de uygun bir alt başlık altında ve belli bir tertib metoduyla
ele almıştır. Böylece tümden gelim metodunu kullanarak konu birliğini sağladığı
gibi ana konu ile tâlî konuları da birbirinden net bir şekilde ayırmıştır.Yapılan
araştırmalar sonucunda konuların tasnif ve tertibinde; i‘râb, ‘âmil, kelime
çeşidi, ‘amel, güçlülük – zayıflık, asıl – fer‘ ve cümle çeşidi gibi birçok
unsurun etkili olduğu tespit edilmiştir. Her müellif kendi nahiv felsefesine,
benimsediği eğitim metoduna, yaşadığı dönemin ilmî anlayışına ve muhataplarının
bilgi düzeylerine uygun gördüğü unsuru esas alıp ön plana çıkarmıştır. Ancak
nahiv konularının doğası gereği tek bir faktörün tüm konularda etkili olması
mümkün olmadığı için aynı eserin tasnif ve tertibinde birden fazla faktör etkili
olmuştur. Fakat bu faktörlerden bazıları ana konularda bazıları ise alt
konularda rol almıştır. Eserler arasındaki genel tasnif ve tertib farkı da ağırlıklı
olarak bundan kaynaklanmaktadır. Çünkü bazı müelliflerin ana konularda esas
aldığı bir unsur başka müellifler tarafından alt konularda dikkate alınmıştır. Örneğin
eserini ilk olarak isim, fiil ve harf şeklinde taksim eden bir müellif ana
konularda kelime çeşidi faktörünü esas almıştır. Fakat eserini; merfû‘ât,
mansûbât, mecrûrât ve tevâbi şeklinde bölümlere ayıran müellif ise i‘râb
faktörünü esas almıştır. Ancak her ikisi de alt bölümlerin tasnif ve tertibinde
diğer müellifin ana bölümlerde esas aldığı unsuru dikkate almak durumundadır.
Çünkü ana konularda kelime çeşidini dikkate alan müellif isim ve fiil ana
bölümlerinin kendi içindeki tasnifi ve tertibinde i‘râbı görmezden gelemeyeceği
gibi ana konularda i‘râbı esas alan müellif de merfû‘ât ve mansûbât
bölümlerinin kendi içindeki tasnifinde kelime kısımlarını görmezden gelemez. Çalışmada
örnek olarak alınan Mecduddîn İbnu’l-Esîr ise önceki eserlerde dikkate alınan
unsurların yanı sıra konu tasnifinde en ayrıntılı meseleyi dahi dikkate aldığı
için diğer müelliflerden farklı olarak çok teferruatlı ve farklı faktörlere
dayalı bir tasnif sistemini geliştirmiştir. Araştırmacıya farklı bakış açıları
kazandırdığı için araştırma kaynaklarında istifade edilebilen bu sistem öğrencinin
zihnini dağıtıp öğrenimi zorlaştırdığından dolayı eğitim kitapları için uygun
değildir.