234 Numaralı Maraş Şer’iyye Sicili H.1322-1325/ M.1903-1907 (Değerlendirme ve Transkripsiyon)


Prof. Dr. Mehmet Karataş

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Yard. Doç. Dr. Abdurrahman Siler

Tezin Onay Tarihi: 1996

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Yüksek Lisans Tez Özeti

İnsanlarla ilgili bütün hukuki hadiseleri, kadıların verdikleri hükümleri, herhangi bir şehadeti, bir ikrarı, bir hibeyi, resmiyete kaydedilmesi istenen bir hususu, devlet merkezinden gelen bütün fermanlar, emirler ve tebliğlerin tarih sırasına göre tutulan kayıtlarına Şer'iyye Sicili denir.

Osmanlı Devleti’nde % 85 İslâmî hukuk kaideleri uygulanmakta olduğundan çalışmamızın giriş bölümünde belgelerin anlaşılmasına kolaylık sağlamak amacıyla Şer'iyye Mahkemeleri, burada görev yapanlar ve bu mahkemelerde görülen da'valar ile ilgili kısa açıklamalar yaptık. Daha sonra Nizamiye ve Ticaret Mahkemelerinden kısaca bahsettik.

Maraş'a ait olup günümüze ulaşabilen yedi adet Şer'iyye Sicili, Milli Kütüphanede muhafaza edilmektedir. Bu Şer'iyye sicilleri M.1876-1922/H.1293-1341 tarihleri arasına aitti Tez konum olan 234 N.M.Ş.S'nin 200-300. sayfaları, H.1322-1324/M.1904-1907 tarihleri arasında Maraş Şer'iyye Mahkemesinde verilen hükümleri ihtiva etmektedir. Belgelerde tarih sırasına dikkat edilmemiştir. Araştırmacılara bilhassa Maraş tarihi ile ilgili çalışma yapanlara kolaylık sağlamak amacıyla önce belgelerin özeti daha sonra metnin transkripsiyonu verildi

Değerlendirme kısmında Maraş'ın tarihî geçmişi ile ilgili kısa bilgiler sunulduktan sonra XX. yüzyılın başında Maraş'ın idari, ekonomik ve sosyal durumu hakkında 234 Numaralı Maraş Şer'iyye Sicili ve 1324 tarihli Halep Vilâyeti Salnamesindeki Maraş'la ilgili bilgiler esas alındı. Bu dönemde Maraş Halep Vilâyetine bağlı bir sancaktır. Halk ziraat, ticaret ve çeşitli el sanatlarıyla uğraşmaktadır. Bütün kışkırtmalara rağmen Müslim ve gayrimüslim münasebetlerinin iyi olduğu görülmektedir. Bu da Müslümanların hoşgörü sahibi olduklarını göstermektedir. Osmanlı Devleti'nin son dönemleri olmasına rağmen adalet müessesesi mükemmel şekilde işlemektedir. Birçok da'vada "Şuhud'ül-hal" in bulunması ve şahitlerin durumunun "Müzekki" denilen kimselere araştırtılması ve gayrimüslimlerin lehinde karar verilmesi bunu göstermektedir. Halk örf ve adetlerine bağlıdır. Bu nedenle birçok yer ismi ve kelimeler olduğu gibi muhafaza edilmiştir. Kanunlar birden fazla evliliğe müsaade etmesine rağmen halkın çoğunun bir evliliği tercih ettiği anlaşılmaktadır.

Ekler kısmında, yapılan çalışmadan daha iyi istifade edilmesi amacıyla lügatçe ve yazı çeşidi hakkında bilgi vermesi bakımından dört adet belgenin fotokopisi verildi.