KRONİK BOYUN AĞRILI HASTALARDA YÜZEYEL EMG BİOFEEDBACK EĞİTİMİNİN KAS AKTİVASYONU, PROPRİOSEPSİYON, REAKSİYON ZAMANI VE ÜST EKSTREMİTE FONKSİYONLARINA ETKİSİ: TEK KÖR RANDOMİZE KONTROLLÜ ÇALIŞMA
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Fakültesi, Fizyoterapi Ve Rehabilitasyon Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Nihal Gelecek
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Çalışmamız kronik boyun ağrılı (KBA) hastalarda Elektromiyografik Biofeedback (EMG-BF) eğitiminin boyun ağrısı, kas aktivasyonu, servikal eklem hareket açıklıkları, servikal propriosepsiyon, üst ekstremite fonksiyonları, boyun özürlülüğü ve yaşam kalitesine etkisini belirlemek, bu etkileri konvansiyonel fizyoterapi ve kontrol grubu ile karşılaştırmak amacıyla yapıldı.
Çalışmaya yaş aralığı 18-60 yıl olan toplam 51 KBA’lı hasta dahil edildi. Hastalar randomize edilerek 3 gruba ayrıldı. EMG-BF grubuna dirençli egzersiz ile EMG-BF eğitimi, Konvansiyonel fizyoterapi grubuna (KFG) konvansiyonel fizyoterapi uygulamalarından oluşan program ve kontrol grubuna (KG) ev programı verildi. Tedaviler haftada 3 gün toplam 6 hafta olacak şekilde uygulandı. Boyun ağrısı, kas aktivasyonu, servikal eklem hareketleri ve propriyosepsiyonu, üst ekstremite fonksiyonları, boyun özürlülüğü ve yaşam kalitesi ölçümlerinden oluşan değerlendirmeler, tedavi öncesi, tedavi sonrası ve 12. haftada yapıldı.
EMG-BF grubunda ağrı şiddeti, kas aktivasyonu, eklem hareket açıklığı, propriosepsiyon, reaksiyon zamanı, boyun özürlülüğü ve üst ekstremite disabilitesinde tedavi öncesine göre anlamlı ve olumlu değişiklik meydana geldi (p<0.05). KFG’da ağrı şiddeti azaldı, kas aktivasyonu artı, rotasyon hareketinde, üst ekstremite ve boyun özürlülük indeksinde olumlu değişiklikler meydana geldi (p<0.05). EMG-BG ile KFG’nda kavrama kuvveti ve SF-36’nın enerji ve canlılık ile ruh sağlığı parametrelerinde değişiklik yoktu (p>0.05). Tedavi öncesi, sonrası ve 12. Hafta yapılan değerlendirmelerdeki etki farkları gruplar arasında karşılaştırıldığında ise EMG-BF grubunun etkisinin daha fazla olduğu belirlendi (p<0.05).
Çalışma sonuçlarımız KBA’na bağlı artan kas aktivasyonu ve hastalığa bağlı gelişen diğer semptom ve bulguların kontrolünde EMG-BF eğitiminin, konvansiyonel fizyoterapi ve ev programı ile takibe göre daha etkili olabileceğini gösterdi. Bu sonuçlara göre EMG-BF kas eğitimi KBA’lı hastaların klinik uygulamalarına eklenebilecek bir yöntem olabilir. Ancak daha kesin sonuçlar için daha çok kanal ile daha çok kasa aktivasyon eğitimlerinin yapıldığı ileriki çalışmalara ihtiyaç vardır.