Türkiye'nin farklı fölgelerine ait fasulye genotiplerinin solgunluk ve kök çürüklüğü hastalığı etmeni Fusarium oxysporum f. sp. phaseoli (Fop)' ye karşı dayanıklılık durumlarının belirlenmesi
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarımsal Biyoteknoloji, Türkiye
Tez Danışmanı: Çeknas Erdinç
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Küresel ölçekte önemli bir
tarım ürünü olan fasulye, kök çürüklüğü ve Fusarium solgunluğuna yol açan Fusarium oxysporum f. sp. phaseoli (Fop) gibi fungal patojenlerin
tehdidine maruz kalmakta ve üretimi olumsuz etkilenmektedir. Bu çalışma,
Türkiye’nin farklı bölgelerinden derlenen 148 fasulye (Phaseolus vulgaris L.) genotipinin Fop’a karşı tolerans durumunu
belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışma üç aşamada yürütülmüş; in vitro tarama, in
vivo değerlendirme ve seçilmiş genotiplerin kontrollü iklim odası koşullarında
bazı morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve moleküler analizleri yapılmıştır.
İn vitro tarama, gen
havuzunun büyük ölçüde Fop’a karşı duyarlı (%75.7) olduğunu, tam toleransın ise
sınırlı (%9.5) olduğunu göstermiştir. Sera denemelerinde, 148 genotipin hiçbiri
“tolerant” sınıfa girmemiş, %56.2 duyarlı ve %43.8 orta tolerant olarak
sınıflanmıştır. Örtüaltı koşullarında seçilen 21 genotipin yeniden inokülasyonu
ile 2 orta tolerant (G71, G137) ve 2 hassas (G2, G115) genotip belirlenmiştir. Detaylı
analizlerde, hastalığın bitki gelişimini önemli ölçüde etkilediği, orta
tolerant genotiplerin hassaslara göre daha az zarar gördüğü belirlenmiştir. PAL
ve POX aktivitelerinde genotipler arasında belirgin farklılıklar saptanmış,
orta tolerant genotipler öne çıkmıştır. PR1, PR2, PR3 ve POD genleri
inokülasyondan 24–48 saat sonra yüksek düzeyde ifade gösterirken, LOX geninin
ifadesi 72. saatte artmıştır. Orta tolerant G71 ve G137 genotiplerinde gen
ifadeleri en yüksek düzeylerde gözlemlenmiştir. Gen havuzunda tam tolerans
sağlayan genotip bulunmamakla birlikte, G71 ve G137 orta tolerans seviyesindeki
genotipler olarak ön plana çıkmıştır.