Brucella melitensis suşlarının genetik profillerinin MLVA (Multilokus Değişken Sayıda Ardışık Tekrar Analizi), MLST (Multilokus Dizi Tiplendirme) yöntemleriyle değerlendirilmesi
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Selçuk Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Klinik Öncesi Bilimler, Türkiye
Tez Danışmanı: Osman Erganiş
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Brucella melitensis (B.
melitensis) kaynaklı Bruselloz enfeksiyonu ülkemizdeki küçükbaş
hayvanlarında yüksek prevalans ile seyretmektedir. Bu çalışmada, 2009 ve 2017 yılları arasında Türkiye’nin yedi coğrafik
bölgesinde bulunan farklı çiftliklerden gönderilen atık yapan koyun, keçi ve
sığır konakçılarına ait numunelerden izole edilen ve Pendik Veteriner Kontrol
Enstitüsü Müdürlüğü Brusella Aşıları
Üretim ve Referans Laboratuvarında tiplendirilen 50 adet B. melitensis suşunun Multilokus Değişken
Sayıda Ardışık Tekrar Analizi (MLVA) ve Multilokus Dizi Tiplendirme (MLST) yöntemleri
ile genotiplendirilmesi amaçlandı.
Çalışmada
kullanılan izolatlar, Serum Dekstroz Agar Besiyerine pasajlandıktan sonra B. melitensis olduklarına teyit etmek amacıyla klasik
biyotiplendirme metodu yapıldı ve biyovarlarına göre tiplendirildi. Referans
suşları ile 50 adet çalışma izolatının DNA ekstraksyonu ticari kit protokolüne uygun
olarak gerçekleştirildikten sonra suşlar MLST ve MLVA ile genotiplendirildi. Sonuçlar
Hunter Gaston Diversity Indexe (HGDI) göre değerlendirildi.
Genotiplendirme metotları için 17 adet B. melitensis bt1, 2 adet B. melitensis bt2, 23 adet B. melitensis bt3 ve 8 adet atipik B. melitensis izolatı kullanıldı. MLST metodunda 2
profil tespit edildiği ve ayrım gücünün yeterli olmadığından dolayı HGDI değeri
hesaplanmamıştır. MLVA metodu için HGDI değerlerinin 0,55 ile 0,88 arasında
değiştiği, ama en ayırt edici lokusun Bruce16 (HGDI=0,88)
olduğu, onu Bruce04 (HGDI=0,86) ve Bruce30’un (HGDI=0,86) takip ettiği belirlendi. MLVA-16’ya göre
çalışılan 50 adet izolatta 46 farklı genotip tespit edildi. Toplam 50 adet
izolat profilinin 30 adedinin veritabanı ile birebir eşleştiği, kalan 20
adedinin veritabanında yer almadığı belirlendi. Bu 30 adet izolatın %93,3’ünün
insan izolatları ile birebir aynı olduğu belirlendi. MLVA-8’e göre ise tüm
izolatlarda genotip 43’ün yaygın olduğu tespit edildi. MLST ile 39 suşta özellikle
Doğu Akdeniz Bölgesindeki ülkelere ait izolatlarda baskın olarak belirlenen
Sequence Typing (ST8) varlığı tespit edilirken, 11 suşta daha önceden
tanımlanmayan bir profil saptandı. ST8’in ve yeni ST’nin dizilimi
karşılaştırıldığında, glucokinase geninde varyasyon olduğu tespit edildi. B. melitensis Rev-1 aşı suşu ST7 genotipinde olduğu ve
saha izolatları ile tamamen farklı olduğu belirlendi. MLST ve MLVA metodları
ile B. melitensis biyovarları
arasında ayrım yapılamadı. Bunun yanısıra konakçı, bölge ve yıla göre suşlar
arasında önemli farklılıklar bulunamadı.
Sonuç
olarak, MLVA metodunun ayrım gücünün MLST’e göre daha yüksek olduğu, MLST
metodunun önceki yapılan çalışmalara göre belirlenen coğrafik kökenlere göre
suşların ayrımında yararlı olduğu belirlendi. Kullanılan her iki yöntemin, yeni çıkacak
hastalık vakalarından elde edilen izolatların takip edilmesine ve ayrıca
hastalığın kontrol çalışmaları için bölgeye hâkim genotipe göre yapılacak olası
aşı çalışmalarına yön verebileceği düşünülmektedir. MLVA metodu ile belirlenen
profillerin insandakilerle aynı olmasının konakçılar arası geçiş açısından Tek Sağlık
konusunu gündeme getirmektedir. Hayvan sağlığını korumanın insan sağlığı
açısından çok önemli olduğu görülmektedir.
Anahtar
Kelimeler: Biyovar; Brucella melitensis; Genotiplendirme;
MLST; MLVA.