Subhî Fahmâvî'nin Romanlarında Üslûp


Dr. Öğr. Üyesi Mazhar Dede

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Mehmet Şirin Çıkar

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Üslûba dair bilgiler, eski Yunan ve Arap edebiyatında hitabet, belâgat, ve edebî eleştiri alanlarına dair eserlerde dağınık bir şekilde yer almıştır. Ancak eleştiri yöntemlerinin gelişmesi sonucunda, edebi metinlerin çeşitli yönlerden incelenebilmesi, bununla beraber belâgat ilminin dil alanında yaşanan gelişmelerden geri kalması, üslûbun müstakil bir bilim olma yolunda ilerlemesine katkı sunmuştur. Her ne kadar terimsel ve teorik alt yapısı oluşmamış ve uygulama yöntemi kesin sınırlarla çizilmemiş olsa da üslûp ve üslûpbilim, dilbilimin bir kolu olarak gelişimini sürdürmeye devam etmiştir.

Şahsiyetin kendisi olarak tarif edilen üslûp, bireyin kendisine özgü dil kullanımının yanında edebî metni oluşturan dilsel öğelerin kullanılma biçimlerini, söz dizimsel özelliklerini ve bu özelliklerin anlama katkısını konu edinir. Üslûpbilim ise söyleyişin sahip olduğu ayırıcı özellikleri belirlemeye çalışan ve bu özellikleri belli ölçütlere göre değerlendiren alandır.

Hikâye türünde yazdığı pek çok eserinin yanında, kaleme aldığı ondan fazla romanıyla çağdaş Ürdün romancılığının tanınmış simalarından biri olan Filistin asıllı Ürdün vatandaşı Subhî Fahmâvî (صبحي فحماوي), gerek yazdığı konularla gerekse de kullandığı dil ve dilsel öğelerle dikkat çekmektedir. Genellikle Filistin halkının 1948 ve 1967 yıllarında peş peşe yaşadığı felaketler ve sonrasında yaşanan üzücü olaylar, Fahmâvî’nin romanlarında işlenen başlıca konulardır. Bununla beraber Arapların toplumsal hayatlarına dair problem olarak gördüğü birçok konuyu ele alan yazar, anlatımda trajedi ile mizahı yoğurarak kendisine özgü “kahbuka” olarak nitelendirilen bir tarz benimsemektedir. Fahmâvî, anlatımını Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere diğer kutsal kitapların metinleri, hadis-i şerifler, şiir, şarkı, atasözü, deyim, fıkra ve hikayelerle zenginleştirip sunmaktadır. Temel amacı düşüncelerini muhataba en doğru ve anlaşılır bir şekilde aktarmak olan Fahmâvî’nin eserleri sözel ve söz dizimsel açıdan da son derece özgündür. Genel olarak kolay, anlaşılır bir seviyede fasih Arapçayı tercih eden yazar, ihtiyaca binaen gerekli gördüğü yerlerde Mısır ve Filistin mahalli dilinden de istifade etmektedir.

Sahip olduğu kültürel birikimi, romanlarına başarılı bir şekilde yansıtan Fahmâvî, kurduğu metinler arası bağlantılarla okuyucuyu farklı alemlerde dolaştırmaktadır. Özellikle anlatıcıya anlattırdığı fıkra ve hikayeler, genel olarak romanın ana konusuyla üzülen muhataba tebessüm ettirmektedir. Çalışmada, yazarı dil ve anlatım açılarından farklılaştıran bu ve buna benzer özellikleri belirlemeye çalıştık.