Abbâsî Devleti’nde Kâtipler (132-334/750-945)
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof.Dr. Nahide Bozkurt
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Kâtiplik, toplumsal organizasyon ve devlet sistemindeki
gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkmış kadim bir meslektir. Temelde resmî
yazışmaları yürütmek ve malî işlerin kaydını tutmak amacına hizmet eden bu meslek,
belli başlı birtakım kurallara tâbidir. İslam tarihinde ilk örneği Hz. Muhammed
döneminde görülen kâtiplik mesleği, ilerleyen zaman dilimlerinde gelişerek
uzmanlık gerektiren bir yapıya kavuşmuştur. İslam fetihlerine bağlı olarak Hz.
Ömer dönemindeki kurumsallaşmaya yönelik faaliyetler, kâtiplik mesleğinin
müstakil hale gelmesini sağlamıştır. Emevîler döneminde idarî, malî ve askerî divanların
birbirinden açık biçimde ayrılması ve mahkemelerin müstakil kurumlar haline
gelmesi, kâtiplerin bir zümre olarak öne çıkmasını sağlamıştır. Abbâsîler,
Emevîler’e son vermiş olmakla beraber onların idarî sistemini ve personelini
büyük ölçüde devralmıştır.
Giriş ve dört bölümden oluşan bu çalışmada, Abbâsî Devleti’nin
ilk iki asrındaki kâtipler çeşitli açılardan incelenmektedir. Giriş kısmında
çalışmanın yöntemi ve kaynakları belirtilmekle beraber kâtipliğin Abbâsî
öncesindeki durumu genel hatlarıyla ele alınmaktadır. Birinci bölümde
kâtiplerin meslekî hayatlarıyla irtibatlı olmak üzere görev sahaları, çalışma
ortamları ve düzenleri üzerinde durulmaktadır. İlaveten kâtiplerin refah
düzeyleri, gündelik yaşamları, sosyal çevreleri, dinî ve etnik aidiyetleri
hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümde kâtipler, Abbâsî kurumları
bünyesinde ele alınmaktadır. Divanlarda çalışan kâtipler idarî, malî ve askerî olmak
üzere üç ayrı başlık altında değerlendirilmekte, ayrıca emniyet teşkilatında, adlî
kurumlarda ve kamu hizmeti sunan çeşitli alanlarda çalışan kâtipler
incelenmektedir. Üçüncü bölümde kâtiplerin siyasî hayattaki rolleri, halife ve
hanedan üyeleri, devlet adamları ve komutanlar gibi yetkililerle ilişkileri
çerçevesinde işlenmektedir. Bu bölümün sonunda siyasî ve idarî hayatta öne çıkan
kâtip kökenli aileler tanıtılmaktadır. Dördüncü bölümde ise kâtipler, ilim ve
sanat alanlarına yön vermeleri ve ortaya koydukları eserler bakımından ele
alınmaktadır.