İbnü'l-Mibred el-Makdisî'nin hayatı, eserleri ve tasavvufî görüşleri


Dr. Öğr. Üyesi Abdulkerim Çelenk

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri (Dr), Türkiye

Tez Danışmanı: Ferzende İdiz

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)

Özet:

Bu çalışma, Memlükler döneminde yaşamış, 10/16. yüzyılın önemli İslâm âlimlerinden İbnü’l-Mibred el-Makdisî’nin hayatını, eserlerini ve tasavvuf anlayışını incelemektedir. Dımaşk’ta doğup büyüyen ve Hanbelî mezhebine mensup olan İbnü’l-Mibred, hadis, fıkıh, kelâm, tarih ve biyografi gibi birçok alandaki yetkinliğinin yanı sıra tasavvuf sahasındaki görüşleriyle de dikkat çekmektedir. Tezin amacı, İbnü’l-Mibred’in tasavvuf anlayışını temel kaynaklar ışığında etraflıca ortaya koymaktır. Bu bağlamda müellifin, tasavvufu sadece bireysel bir tezkiye süreci olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir ahlâk modeli olarak ele aldığı görülmüş; sabır, şükür, ihlâs, sıdk ve tevekkül gibi tasavvufî kavramları mânevî ilerleyişin temel taşları olarak telakkî ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca gıybet, hased, şehvet, gurûr (aldanma) ve cimrilik gibi ahlâkî olmayan davranışları eleştirerek, tasavvufî disiplinin ahlâkî bir temelde şekillenmesi gerektiğini savunduğu tespit edilmiştir. İbnü’l-Mibred’in tasavvuf düşüncesine yaptığı en önemli katkılarından biri, ilim ve mârifet arasındaki ilişkiyi vurgulamasıdır. Ona göre, tasavvufî bilgi sadece teorik bir söylemden ibaret olmayıp, aynı zamanda derûnî bir yolculuğu temsil eder. Şeyh-mürîd ilişkisi, tasavvuf hırkası, zikir, sohbet, halvet ve tevbe gibi kavramlar etrafında şekillenen tasavvufî pratikler, sâlikin nefsini tezkiye, kalbini de tasfiye ederek hakîkate ulaşmasını sağlar. Sonuç olarak, İbnü’l-Mibred’in tasavvuf anlayışı, genel yapısı itibariyle klasik sûfî düşünceyle uyumlu bir şekilde şekillenmiş olup, ahlâkî, epistemolojik ve metafizik boyutlarıyla tasavvuf düşüncesine önemli katkılar sunmuştur. Dolayısıyla onun tasavvufî mirası, günümüz araştırmaları için de kıymetli bir kaynak niteliği taşımaktadır.