Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi, Türkiye
Tez Danışmanı: Gonca Hülya Yayan
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu araştırmanın temel amacı şizofreni tanısını almış psikiyatri hastalarına uygulanan
alternatif tedavi yöntemlerini içeren Görsel Sanatlar Eğitiminin pozitif ve negatif hastalık
belirtileri, kaygı (anksiyete) ve depresyon düzeyleri üzerine olan etkilerini araştırmaktır.
Araştırmada karma yöntem yaklaşımından “iç içe desen” kullanılmıştır. İç içe desende ise
nicel ve nitel veriler aynı zaman diliminde toplanır ve analiz edilmektedir. Araştırma da
nicel araştırma yöntemlerinden olan tek gruplu ön test –son test deneysel desen; nitel
araştırma yöntemlerinden de durum çalışması kullanılmıştır. Araştırma SBÜ Van Eğitim
Araştırması Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde tedavi gören hastalar arasından,
DSM-V tanı kriterlerine göre şizofreni tanısını karşılayan, 24-45 yaş aralığında olan, en az
altı ay düzenli TRSM takibinde ve Görsel Sanatlar eğitimi sürecine cevap verebileceği
düşünülen 14 psikiyatri hastası ile sınırlandırılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda,
Görsel Sanatlar Eğitimi öncesi ve sonrasında ön test- son test olacak şekilde şizofreni tanılı
hastalarının psikolojik durumlarının tespitleri için psikolog tarafından, psikiyatri
kliklerinde kullanılan ölçekler (Pozitif Sendromları Değerlendirme Ölçeği (SAPS), Negatif
Sendromları Değerlendirme Ölçeği (SANS), Şizofrenide Depresyon Ölçeği (CŞDÖ) ve
Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ)) uygulanmıştır. Uygulanan ön test- son testler arasındaki
anlamlı bir farkın olup olmadığına bakılmıştır. Ölçeklerden ulaşılan veriler SPSS 21
programı yardımı ile analiz edilerek ön test- son test sonuçları karşılaştırılmıştır. Veri
setinin analizinden önce kullanılacak istatistiksel yöntemin seçilebilmesi adına, ilgili
değişkenlerin dağılıma uyum sağlayıp sağalmadığı test edilmiştir. Ön testler ve son testler
arasında normal dağılıp dağılmadığı Shapiro-Wilk normalik testi ile sağlanmıştır.
Araştırmada ki örneklem grubu 14 olduğundan Shapiro-Wilk normalik testi tercih
edilmiştir. Kullanılan ölçeklerin toplam puanlarının normallik incelemeleri hem ön testler
hem de son testler için yapılmıştır. Kritik değer olarak p= 0,05 alınmıştır. Normal dağılıma
uygun olan ölçekler t Testi ile, normal dağılıma uygun olmayan ölçeklerde Wilcoxon
İşaretli Sıralar Test ile incelenmiştir. Benzer şekilde hastalara araştırmacı tarafından, aile
konusu ile ilgili ön test son test resimler de yaptırılmıştır. Hastaların yapmış oldukları
resimler, Lowenfeld ve Piagetin çizgisel gelişim basamakları dikkate alınarak resim
değerlendirme kriterleri oluşturulmuştur. Yapılan pilot çalışma tez izlem komitesi ile (üç
sanat eğitimi uzamanı) belirlenen kriterler tartışma yolu ile çalışmanın güvenirliğini
sağlamak adına görüş alınmıştır. Bu kriterler uzmanların görüş birliği ile son şeklini
almıştır. Hazırlan Resim değerlendirme kriterleri farklı üç sanat eğitimi uzmanına
gönderilerek psikolojik verilen toplanması adına hastaların yapmış oldukları resimler
değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında resim değerlendirme kriterleri, araştırmacı
gözlem formu, görüşme anketi ve araştırmacı günlüğü aracılığıyla araştırma verileri
toplanmış ve betimsel yorumlamaları araştırmacı tarafından yapılmıştır. Toplanan veriler
ise bulgular kısmında tablolar halinde yüzde ve frekans değerleriyle sunulmuştur.
Hastaların psikolojik durumlarının tespitinde kullanılan ölçeklerden elde edilen bulguların
(depresyon, anksiyete, pozitif ve negatif hastalık belirtileri) yaptırılan resimlere ne derce
yansıdığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında uygulanan Görsel Sanatlar
Eğitimi sonrasın da ön test- son test sonuçları arsında istatistiksel olarak anlamlı farklılığın
olduğu görülmüştür. Son test ölçeklerin puanlarının ön test puanlarına oranla düşüş olduğu
ortaya çıkmıştır. Elde edilen bu veriler doğrultusunda Görsel Sanatlar Eğitiminin
depresyon, anksiyete, pozitif ve negatif hastalık belirtileri düzeylerinde azaltıcı, olumlu
anlamda etki ettiği sonucuna varılmıştır. Benzer bir şekilde hastalara yaptırılan resimlerde
psikolojik anlamlar taşıyan canlı cansız imgelerin ve renklerin ön test resimlere oranla
yansıma sıklığının düştüğü görülmüştür. Görsel Sanatlar Eğitimi sonrasında hastaların
çizgisel gelişim düzeylerinde gelişim olduğu görülmüştür. Ayrıca Görsel Sanatlar Eğitimi
sürecinde yapılan gözlemler de hastaların psikolojik durumlarında, davranışlarında olumlu
yönde değişmeler olduğu fark edilip gözlemlenmiştir.