Mevcut betonarme binaların detaylı deprem performans analizi için basitleştirilmiş bir yöntem geliştirilmesi


Creative Commons License

Dr. Öğr. Üyesi Harun Ceylan

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dicle Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği, Türkiye

Tez Danışmanı: Abdulhalim Karaşin; Barış Erdil

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Jeolojik kayıtlar ve tarihsel veriler dünyada depremlerin sürekli olarak meydana gelmeye devam edeceğini göstermektedir. Yapılan bilimsel çalışmalar dünya üzerindeki tüm ülkelerin deprem açısından farklı derecelerde risk altında olduğunu belirtmektedir. Ülke topraklarımızın yaklaşık %95'inin deprem olabilirliği açısından riskli bölgeler üzerinde olması, ülke nüfusunun da tamamına yakını bu bölgeler üzerinde yaşaması, ülkemizdeki yapıların depreme dayanıklı bir şekilde tasarlanmasının ve ülkemizdeki mevcut bina stokunun deprem performanslarının değerlendirilmesinin önemini daha da artırmaktadır. Dolayısıyla can ve mal kayıplarını minimize etmek, ülke ekonomisini korumak ve toplumdaki sosyolojik etkileri yönetmek için özellikle mevcut binaların deprem etkisi altındaki davranışının, diğer bir deyişle performansının belirlenmesi, daha sonra da olası bir yetersizlik durumunda gereken tedbirlerin alınması bir zorunluluk haline gelmektedir. Mevcut binaların deprem performanslarının belirlenmesinde deprem etkisiyle taşıyıcı elemanların her iki ucunda oluşan dönmelerin tahmin edilmesi ve yorumlanmasının karmaşık olmasından ötürü bu çalışmada deprem etkisiyle eleman uçlarında oluşacak dönmelerin deplasmanlarla ilişkilendirilmesi neticesinde deplasman temelli formülasyonlar geliştirilerek bina performansının tahmin edilmesinde kesme kuvveti (V) ve deplasman (D) tabanlı güvenilir bir yöntem geliştirilmesi amaçlanmıştır. VD yöntemi adı ile geliştirilen bu yöntem binaların doğrusal analizinden elde edilen kesme kuvveti ve buna karşılık gelen yatay deplasmanları kullanarak kesme kuvveti ve yatay deplasman kapasiteleriyle karşılaştırmaktadır. Çalışmada kesme kuvveti kapasitesi moment kapasitesinden, deplasman kapasitesi de kolon uçlarında oluşan eğrilikten hesap edilmiştir. VD yöntemine ait hasar sınırları ve hasar durumlarının belirlenmesinden sonra plastik mafsal uzunluğunun kolonların deprem performanslarını ciddi şekilde etkilediği tespit edildiğinden dolayı yapılan çalışma ile hem güvenli tarafta kalması hem de pratik olması açısından TBDY2018’de tanımlanan plastik mafsal boyu bu çalışmada referans olarak alınmıştır. Çalışma kapsamında simetrik ve düzenli geometriye sahip dört bina, mevcut bina şeklinde düzenlenmiş ve önerilen yöntemde, kullanılan formülasyonların temelleri atılmıştır. Daha sonra nispeten düzenli geometriye sahip üç adet ve düzensiz geometriye sahip asimetrik üç adet bina daha çalışmaya dâhil edilerek doğrusal performans analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda sekiz bina için VD Yöntemi ile TBDY2018 arasında %100 uyumun olduğu ancak aşırı düzensiz iki binada ise uyumun nispeten daha düşük olduğu bulunmuştur. Bu uyum göz önünde bulundurulduğunda VD Yönteminin bir alternatif deprem performans değerlendirme tekniği olabileceği görülmüştür. Ayrıca VD Yönteminin ülkemizde sıklıkla kullanılan yapısal analiz programları ile olan uyumları da incelenmiştir. Önerilen yöntemin diğer paket programlara nazaran daha güvenli tarafta kalmakla beraber çalışma kapsamında kullanılan paket programlarla genel olarak uyumlu çıktığı belirlenmiştir.