İMAM KURTUBİ'NİN HADİS İLMİNDEKİ YERİ
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Mehmed Said Hatiboğlu
Tezin Onay Tarihi: 2000
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Elimizdeki
en büyük ahkâm tefsirlerinden biri el-Câmi' li Ahkâmi'l-Kur'an' ın müellifi
müfessir Kurtubî, 7. (13.) asırda yaşamış büyük bir alimdir. Kurtuba'da doğmuş,
büyümüş, tahsiline orada başlamış ve onu Mısır'da tamamlamıştır. Yaşadığı
dönem; hem Endülüs için, hem de bütün İslam alemi için çok sıkıntılı bir
zamandır. Endülüs'ün merkezi Kurtuba düşmüş ve İslam aleminin merkezi Bağdat da
moğollar tarafından istilâ edilmişti. Bunun üzerine Kurtubî, Mısır'a hicret
etmiş, Minye’ye yerleşmiş ve orada vefat edinceye kadar eser te’lifiyle meşgul
olmuştur.
Kurtubî,
hadis açısından çok sağlam ve zengin bir alt yapıya sahip idi. Sahîh-i Müslim
şerhi el-Mufhim'in sahibi Ebu'l-Abbas el-Kurtubî ve Hâfız el-Munzırî'nin
dışında, el-İmâm el-Muhaddis lakablarıyla tanıtılan İbn Revvac, Ebu Amir Yahya
b. Ahmed b. el-Eş’arî... gibi birçok alimden hadis tahsili yapmıştır.
Hadis
imamlarına ve özellikle de Buharî ve Müslim'e karşı büyük bir güveni ve saygısı
vardır. Hadisleri, musannıflardan nakletmek, genel olarak takib ettiği bir
metottur. Bununla beraber, senet ile hadis rivayet ettiği de vakidir. Hz.
Peygamber'e 12 ravi ile ulaşabilmektedir. Mükemmel bir rical bilgisine sahip
olduğunu gösteren misaller çoktur. Kurtubî'nin zihninde, Sahîhân ve Kütüb-i
Hamse mefhumu bir ıstılah olarak vardır. Fakat Kütüb-i Sitte
şeklindeki bir ifadesine şahit olamıyoruz.
Kurtubî'nin
tefsirinde, sahih hadisler çok olmakla beraber, zayıfları da az değildir. Mevzu
hadislere ise yer yer rastlanabilmektedir. Fakat bu, tekrarlar hariç 6737
hadisin kullanıldığı 20 ciltlik büyük bir tefsir için normal görülebilir.
Hadisleri
genellikle, ayetlerin tefsirinde ortaya çıkan müşkillerin çözümünde bir örnek
veya şahit olarak kullanmaktadır. Yani hadisler, ana konu incelenirken istifade
edilebilecek ikinci derecede bir kaynak konumundadır. Hal böyle olunca, hadis
ilmiyle ilgili konular, Kurtubî'nin düşüncesinde, genellikle ikinci derecede
bir mesele teşkil etmektedir. Dolayısıyla hadisleri alırken, rivayet
şartlarından daha çok o hadislerin manası ile ilgilenmektedir. Bu durum onu,
hadis alma konusunda müteşeddid olmaktan ziyade mütesâhil olma konumuna
götürmektedir.