VAN GÖLÜ HAVZASI MASALLARININ ESTETİK BİÇİMLENMESİNDE KALIP, TEKRAR VE ANLATICI


Creative Commons License

Eren M.

The Journal of Academic Social Science, ss.247-265, 2017 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Basım Tarihi: 2017
  • Dergi Adı: The Journal of Academic Social Science
  • Sayfa Sayıları: ss.247-265

Özet

Folklor çalışmalarının iki asırlık geçmişi vardır. Bu tarih aynı zamanda disiplinin çalışma alanları ve temel kavramları ile ilgili tartışmaların tarihidir. Folklor çalışmalarının başlangıcından sonra en köklü değişim halkbiliminin temel kavramlarının tanımlanmasında ciddi farklılaşmaların ortaya çıktığı 1960 ve sonrasında gerçekleşmiştir. Folklorun, bir kalıtlar ve kalıntılar ilmi olmaktan bu tarihlerde çıkmıştır. Toplumu teşkil eden tüm fertler folklorla ilintili kabul edilmiş ve folklor ürünleri de sözlü sanat başlığı altında incelenmeye başlamıştır. Bu değişimin diğer bir önemli yönünü, sözlü anlatının sadece metnini incelemeye dönük anlayışın yerini anlatıcı/dinleyici ve bunları çevreleyen şartlarıda içeren bağlamı incelemeye dönük çalışmalar oluşturur. Sözlü kültür ürünlerinin en yaygınlarından olan masallar halkbilimcilerin yoğun olarak üzerinde inceleme yaptıkları türlerdendir. Türk halkbilimi alanında konuyla ilgili çalışmaların çoğunluğunu masal metinlerini derlemek ve farklı teorik çerçevelerde incelemek oluşturmaktadır. Sözlü sanatın bir türü olarak masalın estetik yapısı ve bu yapıyı inşa eden anlatıcının bu yapının şekillenmesine etkisi ilgili çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada, Van Gölü Havzası’nı teşkil eden Van ve Bitlis yöresinden derlenen masallar kalıplar, tekrar ve anlatıcı yönlerinden incelenecektir. Bu unsurların masalın estetik şekillenmesindeki işlevleri açıklanmaya çalışılacaktır. 

Folklore studies had almost began two centuries ago. This date is also the date of the discussions on the subjects of the field and basic concepts of the discipline. After the beginning of the folklore studies, the most radical change occurred in 1960s and afterwards, when serious differences emerged in the definition and basic concepts of folklore. After this period, Folklore hasn't come to be seen as a scince examining only the remnants of the past. Every individual who makes up the society are considered to be related to folklore, everyone is folk/folk is everyone, and folklore genres have begun to be examined under the title of oral art. Another important aspect of this change has been abandoned only to study the verbal text itself. Study the context gained importance in folklore studies. Fairtales is the most common oral culture genre which folklorists conducts intensive researches on them. In the field of Turkish folklore, the majority of the studies related to the subject are carry out to collect tales texts and study them in different theoretical frameworks. Scientific studies concerning the aesthetic structure of fairytales as a kind of oral art are very limited. The influence of this narrator on the formation of oral culture products as the performer and creator of this oral art is very restricted. In this study, folk tales colected from the Van and Bitlis provinces which they are in the Van Lake Basin will be examined in terms of their repetitive elements and influence of narrator on narrative. The functions of these elements in the aesthetic shaping of the fairy tale will be tried to be explained.