Right Based Approach to Disasters: Right to Protection from Disasters


Örçen Güler İ., Azimli Çilingir G.

IV: Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi, Gümüşhane, Turkey, 1 - 02 June 2023, pp.200-201

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Gümüşhane
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.200-201
  • Van Yüzüncü Yıl University Affiliated: Yes

Abstract

Whatever its source, a disaster is a man-made phenomenon that has a great cost both in terms of economy and society. Hazardous events, which are called disasters with the realization of loss of life and property, are the result of decisions and actions taken by human beings at various levels. Who bears the cost is the most important question that today's disaster policies and disaster management processes should focus on. Undoubtedly, while there are those who are directly exposed to the disaster who face losses, people who are not in the disaster area also face the cost of disaster response and post-disaster recovery processes. It is possible to minimize both the losses experienced and the resulting economic and social costs with a rational and equitable policy and management.

Addressing disaster policies and the management process from a rights-based perspective and approaching the phenomenon of disaster as a violation of human rights emerges as an important method in terms of establishing a mechanism that will enable both losses and the resulting cost to be minimized, and drawing a basic framework for the responsibility of states. This study is based on the thesis that the phenomenon of disaster itself is a violation of human rights. This thesis is based on the fact that the transformation of hazardous events into disasters in line with its consequences is the product of decisions and actions at the state.

Afet, kaynağı ne olursa olsun insan eliyle üretilmiş ve hem ekonomik hem de toplumsal açıdan büyük maliyeti olan bir olgudur. Can ve mal kayıplarının gerçekleşmesiyle afet adını alan tehlikeli olaylar, insanın çeşitli düzeylerde aldığı karar ve eylemlerin sonucudur. Maliyetinin kimin tarafından üstlenileceği ise günümüzde afet politikaları ve afet yönetimi süreçlerinin odaklanması gereken en önemli sorudur. Kuşkusuz kayıplar ile yüz yüze kalan afete doğrudan maruz kalanlar olmakla birlikte afet bölgesinde yer almayan toplumsal kesimler de afete müdahale ve afet sonrasında iyileştirme süreçlerinin maliyeti ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Gerek yaşanan kayıplar gerekse ortaya çıkan ekonomik ve toplumsal maliyetlerin rasyonel ve hakkaniyete dayalı bir politika ve yönetim ile en aza indirilebilmesi mümkündür. Afet politikalarının ve yönetim sürecinin hak temelli bir bakış açısıyla ele alınması ve afet olgusuna bir insan hakkı ihlali olarak yaklaşmak hem kayıpların hem de ortaya çıkan maliyetin en aza indirilmesine olanak sağlayacak mekanizmanın kurulması ve devletlerin sorumluluğuna ilişkin temel bir çerçeve çizilebilmesi açısından önemli bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma afet olgusunun kendisinin bir insan hakkı ihlali olduğu tezinden hareket etmektedir. Bu tez, afetler sırasında ve sonrasında ortaya çıkan kayıpların, ekonomik ve sosyal yeniden yapılanma sürecinin insan hak ve özgürlüklerinin ihlaline yol açması durumundan farklı olarak, ortaya çıkardığı sonuçlar doğrultusunda tehlikeli olayların afete dönüşmesinin devlet düzeyinde karar ve eylemlerin ürünü olduğu gerçeğine dayanmaktadır. Devletin afet sürecindeki sorumluluğunu genişletecek bir uygulama alanı sunmakta, afet olgusuna bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılmasına olanak sağlamaktadır. Çalışmada afetlerin bir insan hakkı ihlali olarak ele alınmasının gerekçeleri ve bu doğrultuda devletin yükümlülükleri tartışılacaktır.