THE MAHLASNAME WRITTEN BY THE HOCA NEŞET FOR ŞEYH GALIP AND ŞEYH GALIP’S ANSWER


Creative Commons License

Demir R.

VII. INTERNATIONAL EUROPEAN CONFERENCE on SOCIAL SCIENCES, Antalya, Turkey, 22 - 24 April 2022, pp.897-898

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.897-898
  • Van Yüzüncü Yıl University Affiliated: Yes

Abstract

HOCA NEŞET’İN ŞEYH GALİP İÇİN YAZDIĞI MAHLASNAME

VE ŞEYH GALİP’İN CEVABI

 

Doç. Dr. Recep Demir

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi

Edebiyat Fakültesi

Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü

Eski Türk Edebiyatı Anabilim Dalı

ORCİD: 0000-0001-6625-8299

Tel: 05426439885

 

 

Özet:

18. yüzyıl Osmanlı şiirine yön veren en güçlü edebî muhit Hoca Neşet etrafında oluşmuştur. Neşet’in Farsça öğrenmek isteyenlere açık olan konağı, İstanbul’un seçkin bir edebiyat ortamı hâline gelmiştir. Öğrencilerinden şiire kabiliyetli olanlara mahlas vermesiyle de bilinen Neşet’in Divan’ı, içerdiği çok sayıda mahlasname ile de özel bir konumdadır. Neşet’in toplam 16 şaire mahlas verdiği, 7 şaire ise şiir dersi verdiği bilinmektedir. Onun mahlas verdiği öğrencilerinden biri de Türk şiirinin en parlak şairinden olan Şeyh Galip’tir. Hoca Neşet’ten ders almaya başladığında Galip yirmi bir, hocası ise kırk dört yaşındadır. Şeyh Galip’in asıl isminin Muhammet Esad olduğu, ilk şiirlerini Esad mahlası ile yazdığı bilinmektedir. Hoca Neşet’ten ders almaya başladığı dönemde (1192/1778-79) henüz divan tertip etmemiş olan Galip, edebiyat muhitlerinde şair olarak kabul görmekteydi. Hoca Neşet de genç şair için yazdığı mahlasname ile Esad ismini ona mahlas olarak vermiştir. Öğrencisi için yazdığı kasidede onun şiire yenilikler getirdiğini, İran şairlerini kıskandırdığını söyleyerek takdirini belirtmiştir. Neşet’in şiirinde Galip hakkındaki takdirkâr düşüncelerinden başka nasihatleri de dikkat çekmektedir. Hz. Yusuf’a benzettiği öğrencisinin soylu bir aileye mensup olduğunu belirterek övgülerini sıralayan Neşet, onu hükümdarlara methiye yazmaktan meneder. Bunun yerine Hz. Peygamber için naat yazmasını önerir ve devamında naat içerikli beyitler söyler. Şeyh Galip ise aynı vezin ve kafiye ile teşekkürname konulu kasidesini sunarak hocasına cevap vermiştir. Kasidenin girişinde ulvi bir cevher olarak tanımladığı sözü (şiiri) ilahi âlemle ilişkilendiren Galip, methiye bölümünde İran şairleriyle karşılaştırdığı ustasını abartılı ifadelerle över. En belirgin şekli karşılıklı söylenen bu iki şiirde ortaya çıkan etkileşim, şairlerin divanlarındaki birçok nazirede de görülmektedir.

 

Anahtar Kelimeler: Hoca Neşet, Şeyh Galip, mahlasname

 

 

 

 

 

THE MAHLASNAME WRITTEN BY THE HOCA NEŞET FOR ŞEYH GALIP AND ŞEYH GALIP’S ANSWER

Abstract

The strongest literary circle that directed the 18th century Ottoman poetry was formed around Hoca Neşet. Neşet’s mansion, which is open to those who want to learn Persian, has become an elite literary environment of Istanbul. Known for giving pseudonyms to his students who are talented in poetry, Neşet’s Divan is also in a special position with its many mahlasname. It is known that Neşet gave pseudonyms to 16 poets and gave poetry lessons to 7 poets. One of his students, whom he gave a pseudonym, is Şeyh Galip, one of the most brilliant poets of Turkish poetry. When he started taking lessons from Hoca Neşet, Galip was twenty-one and his teacher was forty-four. It is known that Şeyh Galip’s real name was Muhammet Esad and that he wrote his first poems under the pseudonym Esad. When he started to take lessons from Hoca Neşet (1192/1778-79), Galip, who had not composed a divan yet was accepted as a poet in literary circles. Hoca Neşet, with the mahlasname he wrote for the young poet, gave the name Esad to him as a pseudonym. In the ode he wrote for his student, he expressed his appreciation by saying that he brought reforms to poetry and made Iranian poets jealous. In addition to his appreciative thoughts about Galip, Neşet’s advice draw attention in his poetry. With listing his praises by stating that his student, whom he likened to Hz. Yusuf (Prophet Joseph) was from a noble family, Neşet forbade him from writing eulogies to the rulers. Instead, he suggests writing naat for the Prophet and then says couplets containing naats. Şeyh Galip, on the other hand, answered his teacher by presenting his ode on letter of thanks with the same meter and rhyme. Galip, who associates the word (poetry), which he defines as a sublime gem at the entrance of the ode, with the divine world, praises his master, whom he compares with Iranian poets, with exaggerated expressions in the eulogy section. The interaction that emerges in these two poems, the most obvious form of which is said to each other, is also seen in many nazires in the poets’ divans.

Keywords: Hoca Neşet, Şeyh Galip, mahlasname