KATILIM BANKALARININ YOUTUBE YÖNETİMİ ANALİZİ: İSLAMİ FİNANSAL ÜRÜN ve HİZMET İTİBARLARININ SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN ARTIRIMI


AYTEKİN Y. E. , Keskin Ö.

KATILIM FİNANSMANINDA YENİ YAKLAŞIMLAR, TKBB, Editör, Tkbb Yayınları, İstanbul, ss.107-137, 2018

  • Basım Tarihi: 2018
  • Yayınevi: Tkbb Yayınları
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.107-137
  • Editörler: TKBB, Editör

Özet

Günümüzde, özellikle kamunun da sektörde yer almasıyla, katılım bankalarına yönelik giderek artan bir ilgi söz konusudur ve katılım bankaları, 2025 yılında %15’lik pazar payını hedeflemektedirler. Buna rağmen, katılım bankalarının ürün ve hizmetlerine karşı toplumda bilgi kirliliği ve hatta konvansiyonel bankalarla benzerlik gösterdiğine dair bir önyargı mevcuttur. Yapılan birçok çalışma göstermiştir ki; katılım bankalarının ana tercih sebepleri, dini hassasiyetler değildir. Toplumdaki bilgi kirliliğini, önyargıları ortadan kaldırmak ve bireylerin bilinçli olarak hassasiyetleri doğrultusunda tercih yapabilmeleri, ancak ürün ve hizmetlerin dini dayanakları hususunda bilgiye sahip olmalarıyla gerçekleşebilir. Bunun yanında, esas bilgilendirmeyi sağlamakla mükellef olan katılım bankası çalışanlarının da faizsiz finansal ürünler ve bu ürünlerin fıkhi altyapısı hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları, yapılan birçok çalışma ile ortaya konulmuştur. Bilginin eksikliğini araştıran çalışmaların neredeyse tamamı, durum tespitinden öteye geçememiş, problemlerin çözümü için somut bir fikir ortaya koyamamıştır. Ülkemiz açısından düşünüldüğünde, potansiyel müşteriler ve çalışanlar olarak değerlendirilecek çalışma çağındaki (15-64 yaş arası) nüfus, toplam nüfusun %68’ini oluşturmaktadır. Bu nüfus; X, Y ve Z kuşaklarını kapsamaktadır. Bu kuşakların davranışlarının ve tüketim kalıplarının farklılıkları birçok araştırmayla incelenmiştir. Özellikle 1980-1999 yılları arasında doğan Y ve 2000 yılı ve sonrasında doğan Z kuşağı, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en kalabalık grubu ve potansiyel müşteri portföyünü oluşturmaktadırlar. Y , ve Z kuşaklarının, geleneksel iletişim araçlarını terk ederek, akıllı telefon ve bilgisayarları kullandıkları, okuma oranlarının her geçen gün daha da düştüğü izlenmektedir. Ayrıca kurumlar açısından değerlendirildiğinde; tüketicilerle çevrimiçi iletişim kurarak hızlı bir şekilde geri bildirim alma, tüketicilere hızlı ve etkin bir şekilde ulaşabilme, tüketicilere kurum ile birlikte ürün ve hizmetleri tanıtma ve böylece kurumun bilinirlik düzeyini artırarak müşteri portföyünü genişletme noktasında, sosyal medya platformlarının önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu bağlamda çalışmamızda, Türkiye’de faaliyette bulunan 5 katılım bankasının ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB)’nin, en popüler sosyal medya platformlarından biri olan YouTube’u, katılım bankalarının işleyişi ve İslami finansal ürünler ve hizmetler ile bunların fıkhi dayanakları hakkında bilgi vermek amacıyla ne derece etkin kullandıklarının tespiti için, kurumların resmi YouTube kanallarındaki videoları içerik analizine tabi tutulmuştur. Analiz neticesinde, YouTube’un toplumu bilgilendirme noktasında genel olarak etkin bir şekilde kullanılamadığı, ürün ve hizmetlerin tanıtımına nispeten yer verilmiş olmasına rağmen, doğrudan fıkhi dayanaklarını içeren videoların paylaşılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgulardan hareketle bu çalışmamızda, müşteri ve çalışanların eğitiminin; internet ya da bir bilgisayar üzerinden, bireyin kendi kendine öğrenmesi ile gerçekleşen, bilgiye ulaşmada zaman, mekân sınırı tanımayan, eş-zamanlı ya da eş-zamansız olarak diğer öğrenenler ve öğretenler ile iletişim kurulan, bilgisayar teknolojisinin sağladığı görsel ve işitsel tepkiler ile iletişim kurulabilen, sosyo-ekonomik statü engelini ortadan kaldıran, bireylere yaşam boyu eğitim üstünlüğünden yararlanma olanağı sağlayan bir öğrenme ortamı olan çevrimiçi öğrenme modeli ile katılım bankalarının ürün ve hizmetlerinin, hem fıkhi dayanaklarına hem de mevcut uygulamalarına dair verilerin animasyon videolar şeklinde görselleştirilmesiyle, gerek katılım bankalarının kendi iç eğitimlerinde, gerek lisans ve lisansüstü öğrencilerinin eğitiminde ve gerekse potansiyel müşterilerin tam ve doğru bilgilendirilmesinde kullanılacak, çağımızın gerekliliklerine uygun bir altyapının oluşturulması önerilmiştir.