NİSÂ SÛRESİ 3. ÂYETİNİN DÖRTTEN FAZLA EVLİLİĞE DELÂLETİ MESELESİ ÜZERİNE BİR İNCELEME


Creative Commons License

Özdaş H.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, ss.429-454, 2020 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Basım Tarihi: 2020
  • Dergi Adı: Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.429-454

Özet

Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılmasında Arapçanın öncelikli bir yerinin olduğu muhakkaktır. Bu nedenle hem tefsir hem de tefsir usulü eserlerinde Kur’ân’ı yanlış veya eksik anlamamak için lügat, sarf, nahiv ve dile dair benzer ilimlerin bilinmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu hususla bağlantılı olarak âyetlerin, dilde var olan zayıf, kural dışı veya garîb anlamlara değil, âyetlerin sözdizimine uygun olan ve dilde yaygın olarak kullanılan güçlü anlamlara hamledilip buna göre tefsir edilmesi gerektiği beyan edilmiştir. Çalışmamızın konusunu teşkil eden Nisâ sûresi 3. âyeti ile ilgili farklı açıklamalarda bulunulmuştur. Âlimlerin kâhir ekseriyetine göre, söz konusu âyet, evliliği dört ile sınırlandırmaktadır. Buna karşın bazı âlimler ise, âyette zikredilen م َث ٰى نْ ث َو ُ َ َ ر َ و ٰث ل باع” ُ َmesnâ ve sülâse ve rübâ‘a” lafızlarının, dörtten fazla evliliğe delâlet ettiğini ileri sürmektedirler. Erken dönem tefsir kaynaklarında, herhangi bir şahıs, mezhep ya da gruba nispet edilmeden eleştirilmiş olan bu görüş, hicrî beşinci yüzyıldan sonra yazılmış kaynakların bazılarında Râfizîlerden bir grup ile Zâhiriyye mezhebinin kurucusu olan Dâvûd ezZâhirî’ye veya Zâhirîlere, diğer bazılarında ise Hâricîlere, Zeydiyye mezhebine, Ebû Muhammed Kasım b. İbrahim’e, nispeten geç dönem bazı kaynaklarda ise İmam Nehaî ile İbn Ebî Leylâ’ya nispet edilmiştir. Bu çalışmada, Nisâ sûresi 3. âyetinin dörtten fazla evliliğe delâletini savunanların kim veya kimler olduğu tespit edilmeye çalışılacak, daha sonra bu yaklaşımın Arap diline uygun olup-olmadığı hususu incelenecektir.

It is clearly known that Arabic has a great importance in understanding the Holy Qur’ān. Therefore, it has been reported that in both works of exegesis and its methodology, lexicon, syntax, grammar and sciences related to Arabic should be known very well in order to prevent confusion or avoid understanding incompletely. In relation with this issue, it is stated that the verses should be interpreted in accordance with their strong meanings which are commonly used in the language appropriate for word sequence not about their weak, irregular and strange meanings. Various explanations have been made about the third verse of Surah al-Nisā, which makes the subject of our study. According to overwhelming majority of scholars, the verse in question has limited the number of marriages to four. On the other hand, some other scholars have been defending that the words, مث ْ َن ى ٰوثُ َل ثَ ٰ باعَر ُو َ َmasnā (twice), sulāsa (three times) and rubā‘a (four times), have signified more than four marriages. This view, criticized without attributing to any person or group in early period sources, has been attributed to a group from Raifidhis and Dāwûd al-Ẓāhirī or in general to Ẓahiriyyas in sources written after Hegira fifth century, while it has been attributed to Kharijites, Zaydiyyah sects, Abū Muḥammad Qāsim b. Ibrāhīm, and in relatively late period sources, to Imam Neḫa‘ī and Ibn Abī Laylā. In this study, it will be tried to find out who have been the defenders of more than four marriages as in Nisā 3; after this, this approach will be investigated whether it corresponds with Arabic.