Şeytan Elması (Datura strammonium L.) Bitkisinin Kırmızı Köklü Horozibiği (Amaranthus retroflexus L.), Sirken (Chenopodium albüm L.) ve Şeker Pancarı (Beta vulgaris L.) Üzerine Allelopatik Etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Bitki Koruma (Yl) (Tezli), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Mustafa YORULMAZ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Reyyan Yergin Özkan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada Datura stramonium' un sahip olduğu allelokimyasallardan dolayı tarım alanlarında yapılacak olan entegre mücadele sistemlerinin bir basamağını oluşturması hedefiyle ve çevre dostu bir işleyişle kültür alanlarında önemli verim kayıplarına yol açan kırmızı köklü horozibiği (Amaranthus retroflexus L.), sirken (Chenopodium album L.) yabancı otları ve şeker pancarı (Beta vulgaris L.) kültür bitkisinin çimlenmesi üzerine allelopatik etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü'nde 2019 yılında yürütülmüştür. Şeytan elması bitkisinin çiçeklenme döneminde toplanan yapraklarının metanol ekstraktları %30, 40, 50 ve 60; su ekstraktı ise %5, 15, 30, 40, 50 ve 60 konsantrasyonlarında kullanılmıştır. Kontrol petrilerine ise sadece saf su uygulanmıştır. Denemede, yalnızca su ekstraktında çimlenme elde edilmiştir. Su ekstraktının, %5'lik konsantrasyonunda şeker pancarında %89, kırmızı köklü horozibiği bitkisinde ise %55 oranında çimlenme inhibisyonu gözlenmiştir. Geri kalan bütün uygulama ve konsantrasyon değerlerinde çimlenme gözlenmemiş olup %100 çimlenme inhibisyonu gerçekleşmiştir. Elde edilen bu sonuçlara göre çok güçlü tropan alkaloidlerinden olan hiyosiyamin ve skopolamine sahip olduğu bilinen şeytan elması bitkisi hem şeker pancarına hem de kırmızı köklü horozibiği ve sirkene karşı düşük konsantrasyonlarda bile toksik etki göstermiştir. Yapılacak yeni çalışmalar ile birlikte elde edilen sonuçların özellikle yabancı otlarla entegre mücadeleye, insan sağlığı ve çevreye daha duyarlı olan biyopreparatların kullanılmasına, geliştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.