Hokand Hanlığında Bir Kırgız Kadın General Kurmancan Datka (1811-1907)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ramazan Keserci

Danışman: Rahmi Tekin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

XIX. yüzyılda Alay Hanışası unvanıyla bilinen, ömrü ve yaptığı etki ile Türkistan coğrafyasına mal olmuş, Türk tarihinin bilinen ilk kadın generali Kurmancan Datka'nın (1811-1907), hayatı ve siyasî faaliyetleri tezin konusunu oluşturmaktadır. Kırgız bir ailede bugünkü Kırgızistan'ın ikinci büyük şehri olan Oş'ta 1811'de dünyaya gelen Kurmancan, Türk Tarihinde Datka (General) unvanı ile taltif edilmiş bilinen ilk kadındır. Zamanın şartlarına göre iyi bir şekilde yetişmiş ve eğitim görmüş olan Kurmancan, Hokand Hanlığı'nda üst düzey görevli olan Alimbek Datka ile evlendikten sonra, Hokand Hanlığı'nda ve Kırgız halkının siyasetinde etkin bir konuma yükselmiştir. Eşi Alimbek Datka'nın öldürülmesinden sonra Güney Kırgızistan'daki Kırgızların liderliğini yapan Kurmancan Datka, Hokand Hanlığı'nın 1876'da Rusya'ya ilhak edilmesinden sonra, oğullarıyla birlikte Rus işgaline karşı mücadele etmiş, ancak dönemin ağır şartlarını göz önünde bulundurarak onlarla bir anlaşma yapmak zorunda kalmıştır. Böylece 1876 yılının sonundan 1990'lı yıllara kadar Güney Kırgızistan Rus hâkimiyeti altına girmiştir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bu tezin birinci kısmında Türkistan'daki Hanlıklar Dönemi olarak adlandırabileceğimiz Hive, Buhara, Hokand Hanlıkları ve ayrıca Doğu Türkistan'daki Kaşgar Hanlığı ile ilgili bilgilere yer verilirken, ikinci kısımda Kurmancan Datka'nın Hayatı ve siyasi faaliyetlerine, üçüncü kısımda ise Rusların Orta Asya'yı işgali ve Kurmancan Datka'nın Rus emperyalizmine karşı verdiği İstiklal mücadelesine yer verilmiştir. Kurmancan Datka ile ilgili ülkemizde yeterli çalışma bulunmadığından genellikle Rusça, Kırgızca ve Özbekçe kaynaklar tercüme edilerek yararlanılmıştır. Ayrıca imkânlar dâhilinde Kırgızistan ve Özbekistan arşivlerinden istifade edilerek ilk elden bilgilere ulaşılmaya çalışılmıştır.