NAZAL POLİPOZİS HASTALARINDA VİTAMİN D RESEPTÖR GEN EKSPRESYON DÜZEYİNİN ARAŞTIRILMASI
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Ömer Erdağ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mahfuz Turan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç Nazal polipozis en sık karşılaşılan nazal kitle olup, paranazal sinüslerin ve nazal kaviteyi düşeyen mukozanın multifaktöriyel nedenli kronik inflamatuar bir hastalığıdır. Nazal polipozis üzerine yapılan çalışmaların yoğunluğuna rağmen etiyolojisi tamamen ortaya konulamamış olması tedavinin uygun bir şekilde yapılmasını engellemektedir. Patogenezi etkileyen etiyolojik faktör veya faktörler genetiği uygun bireyde bazı genlerin fazla, bazı genlerin ise az ekspresyonuna neden olmaktadır. Sonuç olarak hücrenin ve dokunun fonksiyonlarını düzenleyen proteinlerin ve dolayısıyla immunomodülatörlerin oranları değişmekte ve bu hastalık oluşmaktadır. Bu çalışmamızda immunmodülatör etkinliği kanıtlanmış olan Vitamin D Reseptör gen ekspresyonunun ve serum Vitamin D düzeylerinin nazal polipozis oluşumunda etkinliğini araştırmayı amaçladık. Materyal ve Metod Kliniğimizde nazal polip tanısı ile opere edilen hastaların eksize edilen nazal polip doku örnekleri ve serum örnekleri alınarak uygun şartlarda saklandı. Ayrıca kliniğimize başvuran ve herhangi kronik sistemik hastalığı veya nazal mukoza patolojisi olmayan sağlıklı gönüllülerin bir grubundan serum ve sağlıklı nazal mukoza örnekleri alınarak uygun şartlarda saklandı. Alınan nazal polip dokusu ile sağlıklı nazal mukoza doku örneklerinde Real –Time PCR yöntemiyle D vitamin reseptör gen ekspresyonu düzeyleri araştırıldı istatiksel olarak karşılaştırıldı. Ayrıca nazal polipozis hastalarıyla sağlıklı gönüllülerin serum vitamin D düzeyleri kemilüminesans immunoassay yöntemiyle çalışılarak istatiksel olarak karşılaştırıldı. Sonuçlar Çalışmamız 46 nazal polipli ve 40 sağlıklı olguda gerçekleştirildi. Nazal polipli hasta grubunun ölçtüğümüz serum vitamin D düzeyi ortalaması 13,38 ± 14,08 ng/ml; sağlıklı kontrol grubunda vitamin D düzeyi ortalamasını 10,57± 6,44 ng/ml olarak saptadık. İki grup arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark saptamadık. Erkeklerde serum vitamin D ortalaması 13,3± 10,15 ng/ml; kadınlarda 9,91 ±12,8 ng/ml olarak saptadık. Ancak istatiksel olarak anlamlı fark saptamadı. Çalışmaya aldığımız olguların toplamında (nazal polip +kontrol) %61 düzeyinde ağır vitamin D eksiliği saptanırken,% 88,8 oranın da vitamin D eksikliğini saptadık. Çalışmamızda nazal polipli hasta grubunun % 17,5' inde, sağlıklı kontrol grubunun ise % 3,3'ünde VDR gen ekspresyonu yükselmiş olarak saptanmış olup nazal polipli hastalarda sağlıklı kontrollere göre istatiki olarak anlamlı derecede yükselmiş VDR gen ekspresyonu düzeyleri saptadık. Nazal polip hastalarında VDR gen ekspresyonları yükselenlerin ve VDR gen ekspresyonları normal olanların serum vitamin D düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Yargı Yaptığımız çalışmanın sonucunda nazal polip ve kontrol grubu arasında serum vitamin D düzey açısından anlamlı fark saptamamasına rağmen nazal polip hastalarında kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek düzeyde VDR gen ekspresyonu olduğunu saptadık. Nazal polipozis oluşum mekanizmasında VDR gen ekspresyonu rolü olabilir. Ancak, nazal polip etyopatogenezinde serum vitamin D ve VDR gen ekspresyonu düzeyinin etkisi ile ilgili kesin bir yargı için hasta sayısının çoğaltıldığı, çok yönlü moleküler ve genetik çalışmalara ihtiyaç vardır.