Süruri'nin Şerh-i Muammeyat-ı Mir Hüseyin Adlı Eseri (İnceleme-Tenkitli Metin)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı (Dr), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Tolga ÖNTÜRK

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Murat Öztürk

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sözlüklerde "anlaşılmaz, halledilmez şekilde güç, halli müşkül şey" manasına gelen muamma, divan edebiyatında bir insan veya herhangi bir şeyin ismini nesir veya nazım içerisinde gizlemeye denir. Muamma, Türk edebiyatına Fars edebiyatından geçmiştir. XV. asırda Ali Şir Nevâyî'nin etrafında toplanan Türk ve Fars şairleri muamma ilminde büyük incelikler göstermişlerdir. Mollâ Câmî, Ali Şir Nevâyî, Mir Hüseyin Nişâbûrî gibi şairler, muammanın tertibi ve çözümü konusundaki kaideleri geliştirmiş ve bu türün oluşmasına katkı sağlayacak muammalar söylemişlerdir. Anadolu sahasında muammanın yazılma süreci ise XVI. asırda başlar. Edirneli Emrî Çelebî, muamma konusunda üstad kabul edilir. Türk edebiyatında muamma söyleme geleneği, Fars edebiyatındaki muamma örneklerinin şerh edilmesi ile başlamıştır. Bursalı Lâmî Çelebî, Gelibolulu Sürûrî gibi isimler Molla Câmî ve Mir Hüseyin Mu'ammâyî'nin muamma risalelerini şerh ederek bu türün Anadolu'da yaygınlaşmasına katkı sağlamışlardır. Özellikle Sürûrî'nin Mollâ Câmî, Mir Hüseyin Nişâbûrî ve Ali Ker'in muammalarına yazdığı şerhler önem arz etmektedir. Tezimizde Gelibolulu Sürûrî'nin daha önce üzerinde herhangi bir çalışma yapılmamış olan Şerh-i Mu'ammeyât-ı Mîr Hüseyin adlı eserinin mevcut nüshalarından hareketle tenkitli metni hazırlanmış ve eser muamma söyleme ve şerh usûlleri açısından incelenmiştir. Tezin giriş kısmında şerh kavramı ve şerh edebiyatı hakkında bilgi verilmiştir. Klasik Türk edebiyatında hangi tür eserlere yönelik şerhler yapıldığı anlatılmıştır. Ardından muammanın tanımı ve kaideleri hakkında bilgi verilmiş, bu alanda yapılan çalışmalarla ilgili kısa bir literatür taraması yapılmıştır. Sonra bazı eserlerden hareketle muamma çözme kaideleri kısaca tanıtılmıştır. Tezin ilk bölümünde şâir ve şârih hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise metnin genel yapısı, metinde geçen bölümler ve muamma çözme kaideleri örneklerle birlikte tanıtılmıştır. Daha sonra şârihin şerh metodu incelenmiştir. Bu bölümde şârihin kullandığı gramer terimleri, söz varlığı, muammaları çözme teknikleri, şairler ve çeşitli terimler hakkında yaptığı değerlendirmeler ele alınmıştır. Muamma tertip etme ve çözme konusundaki kaidelerin sistemli bir şekilde anlatıldığı ve bu kaidelerin anlaşılmasını sağlayacak muamma örneklerinin verildiği Sürûrî'nin bu eseri, Türk edebiyatında muammanın gelişimini görmek açısından oldukça önemli bir yere sahiptir.