Akut koroner sendrom kliniği ile başvuran hastalarda koroner arter hastalığı risk faktörleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Yemlihan Ceylan

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mustafa Tuncer

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Koroner arter hastalığı (KAH), dünya çapında mortalite ve morbiditenin majör nedeni olma yolunda gittikçe artan bir rol üstlenmektedir. Akut koroner sendrom (AKS), ortak sonucun akut myokard iskemisi olduğu ST elevasyonlu myokard enfarktüsü, ST elevasyonsuz myokard enfarktüsü, unstabil angina pektoris ve ani kardiyak ölümden oluşan genel bir tanım olmakla birlikte koroner arter hastalığının akut klinik tablosu şeklinde ortaya çıkmaktadır.Biz bu çalışmamızda tersiyer bir merkez olan üniversite hastanemize başvuran AKS hastalarının geleneksel KAH risk faktörleri prevalansını belirlemeyi amaçladık. Çalışmamızda ortaya çıkan sonuç; genç yaş gruptaki en sık görülen risk faktörlerinin sigara içiciliği ve aile öyküsü, yaşlı gruptaki en sık risk faktörlerinin ise hipertansiyon ve sigara içiciliği olduğudur. Yani KAH için önemli bir risk faktörü olduğu bilinen yaş faktörüne rağmen sigara kullanımının bölgemizde yaygın olduğu ortaya çıkmaktadır. TEKHARF çalışmasına göre erkeklerde %43, kadınlarda %18 oranlarında olan sigara kullanımı bizim çalışmamızda erkeklerde %67.8, kadınlarda %14.5 olarak saptanmıştır.İNTERHEART çalışmasına göre (278) akut koroner sendromlu hastalarda DM prevalansı erkeklerde %16, kadınlarda %26 olarak gösterilmiştir. Bizim çalışmamızda erkeklerde benzer şekilde %16.6, kadınlarda ise %35 oranında yani daha yüksek oranda saptanmıştır. İNTERHEART çalışmasında hipertansiyon erkeklerde %35, kadınlarda %53 oranında saptanmıştır. Bizim çalışmamızda erkeklerde hipertansiyon prevalansı %31.2, kadınlarda ise %68.4 olarak saptanmıştır. Kadınlardaki DM ve hipertansiyon prevalansının bölgemizde daha yüksek olduğu görülmektedir. TEKHARF çalışmasında gösterildiği gibi ülkemizde batılı toplumlarla karşılaştırıldığında kolesterol değerleri daha düşük değerlerde seyretmektedir. Çalışmamızda da kolesterol değerlerinin bu çalışmayla uyumlu olduğu görülmüştür. Yine aile öyküsünün literatürle uyumlu olarak genç yaş grubunda önemli bir risk faktörü olduğu ortaya çıkmaktadır.Yaş, cinsiyet, aile öyküsü gibi modifiye edilemeyen risk faktörlerinin aksine modifiye edilebilir risk faktörleri olan DM, hipertansiyon, sigara kullanımı ve hiperlipideminin kontrol altına alınmasıyla KAH ve buna bağlı gelişen komplikasyonların önüne geçilebileceği açıktır.Bu konuda Halk sağlığı uygulamalarının ve koruyucu hekimlik çalışmalarının daha etkin bir şekilde yürütülmesiyle KAH geleneksel risk faktörlerinin kontrol altına alınabilme imkanı olabilecektir.