Orhan Pamuk Romanlarında Flâneurlük
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İbrahim Yıldırım
Danışman: Tahir Zorkul
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Walter Benjamin'le literatüre yerleşen flâneur, Benjamin'in değişen Paris kentinin modernleşme sürecine tanıklık eden Charles Baudelaire ve onun yarattığı kahramanlar üzerinden ortaya koyduğu bir kavramdır. Benjamin yıllar önce geldiği Paris'e son dönüşünde adeta bir şok yaşar. Değişimin olmasına elbette karşı olmayan Benjamin değişimin bu kadar hızlı olmasına karşıdır. Paris kentinin silueti inanılmaz derecede değişmektedir. Paris kenti modanın ve sanatın başkenti olma özelliğini sürdürürken kentin önemli simgelerinden bazıları - pasajlar gibi - eski önemini yitirmeye başlar. Kentteki önemli figürlerden olan bohem ve dandy tipler de yavaş yavaş modernleşen Paris'e ayak uyduramayıp ya kenti terk edecekler ya da kentten silineceklerdir. Ama modern kentle bağını koparmayacak ve değişen koşullara adapte olacak flâneur, kentin görünmeyen ama gören kahramanı olarak hayatını devam ettirecektir. Benjamin, Zola'nın kenti olan Paris'i Baudelaire ile özdeşleştirecektir ve onun yaşamı, eserleri üzerinden kentin değişimini izleyecektir. Bir nevi Baudelaire, Benjamin için Paris'in flâneurü olacaktır. Baudelaire'in eserleri bize Paris'in canlı görüntülerini ve tarihsel dokusunu sunacaktır. Paris, Baudelaire'in eserleriyle o anki tarihsel dokusuyla ölümsüzleşecektir. Baudelaire'in eserleriyle Paris'i ölümsüzleştirme özelliği başka sanatçılarda da göze çarpar. Londra denince akla nasıl Dickens geliyorsa, Prag denince akla nasıl Kafka geliyorsa, St. Petersburg denince akla nasıl Dostoyevski geliyorsa, İstanbul denince de akla Orhan Pamuk gelmektedir. Bahsettiğimiz bu sanatçılar bu kentlerden bağımsız, bu kentler de bu sanatçılardan bağımsız düşünülememektedir. Orhan Pamuk, Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan tek Türk yazar olmanın sağladığı avantajla dünya edebiyatında İstanbul'u işleyen çok önemli bir yazar olarak ayrı bir yerde konumlandırılmaktadır. Edebi hayatının birkaç yılı haricinde tamamını İstanbul'da geçiren Pamuk, hem gözlemlediği hem dinlediği hem de okuduğu İstanbul'la adeta özdeşleşir. Yarattığı roman kahramanları da Pamuk gibi İstanbul'la bağları olan ve İstanbul'dan kopamayan kahramanlardır. Pamuk bu kahramanlarının bakışıyla - zaman zaman olaya müdahil olarak kendi bakışını da katarsa da - İstanbul'un cumhuriyet sonrası değişimlerini belli semtleri merkeze alarak yansıtır. Biz de bu değişimleri yarattığı flâneur kahramanlar üzerinden irdelemeye çalışacağız. Araştırmamızın ilk bölümünde flâneur kavramının etimolojisini, Walter Benjamin'le aldığı şekli, zaman içerisinde farklı kullanım biçimlerini ve bağlantılı olduğu farklı olaylarla değerlendireceğiz. İkinci bölümümüzde Orhan Pamuk'un hayatı, edebi kişiliği ve romanlarının içeriğine değindikten sonra Orhan Pamuk'un bir flâneur olup olmadığını irdeleyeceğiz. Üçüncü bölümümüzde ise Orhan Pamuk romanlarından hareketle flâneur kavramını irdeleyeceğiz. Çalışmamızla bu alanda az da olsa bir boşluğu doldurmayı amaçlamaktayız.