Yukarı Mezopotamya Bölgesi, başlangıcından Neolitik Çağ'ın sonuna kadar anıtsal yapıların kültürel, sosyal ve ekonomik bağlamda değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji (Dr) , Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUNUS ÇİFTÇİ

Danışman: Hanifi Biber

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnsanlık, ilk nefesinden günümüze değin sürekli bir gelişim, değişim geçirmiş, akli olarak evrimleşmiş ve günümüz yaşantısını oluşturmuştur. Bu geçen süreç içinde deneyimler birikmiş, farklı oluşumlar birden bire değil de bu deneyimlerle uzun süren zamanlarda ortaya çıkmaya başlamıştır. Bunlardan biri ve en önemlisi insanlığın avcı-toplayıcı yaşam modelinden yerleşik daha sonra ise yerleşik - üretici yaşam modeline geçmesidir. İlk yerleşimlerin Epi-Paleolitik sonlarında oluşturulması (Mezolitik) beraberinde birçok yenilik getirmiş, mağaralardan anıtsal mimarilere, birçok anlama gelen eserlere ve günümüz yaşantısının temellerine etki edecek buluş ya da olgulara erişilmeye başlanmıştır. Yinede ilk yerleşimlerde, günümüzde onlarca kazı yapılmasına rağmen birçok soru cevapsız kalmıştır. Bunlardan en önemlisi ise Neolitik Çağ ve bu çağın başlarında kurulmaya başlanan ve dönemin ortalarında terk edilen "Anıtsal Yapılar" dır. Döneminin işleyişi hakkında önemli kanıtlar sunan bu yapılar birçok araştırmacı tarafından kesin kanıtlar olmamasına rağmen "Kült Yapıları ya da Tapınak" olarak yorumlanmıştır. Bu tez çalışmasında bu anıtsal Yapıların Kamu-Kült ilişkisi incelenmiş, Yukarı Mezopotamya Bölgesi'nde dağılımı ve gelişimleri araştırılmış ve döneminin sosyal, ekonomik ve kültürel unsurları açıklanmaya çalışılmıştır. Anıtsal Yapılar'ın kullanım zamanları dışında, yani kullanımları bırakıldıktan sonra ki (Çanak-Çömleksiz Neolitik Dönem sonları ve Çanak-Çömlekli Neolitik Dönem) dönemlerde dahil olmak üzere Kalkolitik Çağ başlarına değin bölgenin genel özellikleri de açıklanmaya çalışılmıştır. Tabi ki bu çalışma sadece Yukarı Mezopotamya Bölgesi ile sınırlı kalmamış diğer bölgelerde bulunan yerleşimlerle de karşılaştırılarak ele alınmıştır.