Urartu ve Assur krallığının Kuzeybatı İran ile kültürel ilişkileri ve sonuçları
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji (Yl) (Tezli)(Atatürk Ün.ortak), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Ayla BAŞ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Rafet Çavuşoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:M.Ö. 1. bin toplumlarının önemli isimleri arasında yer alan Urartu ve Assur Krallığı, yaşadıkları coğrafyada egemen olma adına birçok politik yaptırımda bulunmuştur. İran'ın Kuzeybatı kesimi de bu yaptırımlarından payını almıştır. "Urartu ve Assur Krallığı'nın Kuzeybatı İran ile Kültürel İlişkileri ve Sonuçları" adlı çalışmamız, Urartu ve Assur Krallığı'nı Kuzeybatı İran bölgesine iten etkenlerin siyasi nedenleri ve bunların kültürel alandaki yansımalarının tespitine yöneliktir. Yazılı metinler ve arkeolojik veriler referans alınarak; Urartu ve Assur Krallığı'nın Kuzeybatı İran'a yönelmesinde siyasi ve ekonomik etkenlerin ağırlıklı olduğu görülmektedir. Dönemin şartları düşünüldüğünde emperyalist yaklaşımların kaçınılmazlığı söz konusudur. Bulundukları bölgede varlıklarını güçlü bir şekilde sürdürmeyi hedefleyen Urartu ve Assur Krallığı için, Kuzeybatı İran'da söz sahibi olmak oldukça önemliydi. Bu düşünce, her iki krallığın Kuzeybatı İran politikasının şekillenmesinde etkin bir rol oynamıştır. Urartu ve Assur'un siyasi ve ekonomik baskısı, Urmiye Gölü havzasında özellikle Mannea bölgesinde yoğunlaşmıştır. Bu durumun tesadüfî olmadığı; Havza'nın coğrafi özellikleri göz önüne alındığında netlik kazanmaktadır. Kuzeybatı İran'da yaşanan siyasi ve ekonomik yaptırımların sonucu, kültürel hayata da yansımıştır. Urartu ve Assur sanatının Kuzeybatı İran sanatına katkısı açıkça görülürken; bölgenin yerel unsurları için aynı durum söz konusu değildir. Urartu kültür unsurları, Assur'a nazaran kendini daha fazla hissettirmiştir. Bunun gerekçesi olarak Urartu ve Assur Krallığı'nın, Kuzeybatı İran'a yaklaşımlarının farklı olmasıyla açıklanabilir. Bölgede kalıcı olmayı hedefleyen Urartu'ya karşı, Assur Krallığı'nın daha çok elde ettiği kazanımlara yöneldiği ve çıkarları doğrultusunda politik yaklaşımlar sergilediği, ele geçen maddi kültür kalıntılarıyla doğrulamaktadır.