“Van Merkez-İpekyolu, Erciş ve Gevaş İlçeleri’ndeki Tetrakonkos (Tetraconchos) Planlı Kiliseler”
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Öner ŞAHİN
Danışman: Yalçın Karaca
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmamız kapsamındaki üç tetrakonkos planlı kiliseden en önemlisi, bir saray kilisesi olarak yapılan ve aynı zamanda geçmişte Katagikos'luk merkezi olan Akdamar Adası'ndaki Kutsal Haç Kilisesi'dir. Günümüze ünik nitelikteki cephe süslemeleri ile korunmuş olarak gelebilmesi ve Ermeniler için hac yeri olması gibi birçok sebepten dolayı Van'ın en önemli tarihi eserlerinden biri olma özelliğini korumaktadır. Bu kilisenin 915-921 tarihleri arasında inşa edildiği dikkate alındığında Soradir Kilisesi'nden (XII-IX. y.y) sonra günümüze sağlam olarak gelebilmiş en erken tarihli kilise olarak karşımıza çıkmaktadır. Vasal Vaspurakan Krallığı'nı 1021 tarihinde Bizans'a bırakmak zorunda kalan son yönetici Kral Senekerim'in yaptırdığı Varagavank'taki Surb Astuacacin (Kutsal Meryem Ana) Kilisesi, Akdamar Adası'ndaki Kutsal Haç Kilisesi'nden sonra Van'ın en önemli ikinci dini merkezi olarak karşımıza çıkmaktadır. Dış cephe ve iç mekan süslemesi olmayan bu yapının batısına eklenen jamatunun içinden kiliseye geçişi sağlayan portal niteliğindeki kapısı ve batı cephe süslemeleri dikkat çekmektedir. Erciş'teki Arcuaber Kilisesi her iki yapıya göre daha az korunabilmiş bir yapıdır ve kesme taş malzeme kullanılmasına karşın yapının üzerinden günümüze gelebilen süsleme bulunmamaktadır. Buna karşın renkli taş almaşıklığı ile dikkat çekicidir. Van'daki bu üç tetrakonkos planlı kilise Çatak Sortkin, Başkale Soradir ve Gürpınar'daki Boutsvank kiliselerine göre, dini merkez olmaları, malzeme kullanımı ve süsleme bakımından çok daha ön plandadırlar. Çalışılan yapılar sadece tipolojik olarak ele alınmamış olup aynı zamanda süsleme ve malzeme açısından da değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu plan tipinin yapım aşamalarının zorluğu ve kullanım alanlarının dar olmasından dolayı diğer plan tiplerine göre daha az tercih edildiği tespit edilmiştir. Ülkemizde bilimsel araştırma konusu olarak oldukça az tercih edilen bu alanda yaptığımız çalışma ile Van'daki Hıristiyan dini mimarisine ufakta olsa bir katkı sunduğumuzu ümit etmekteyiz.