Van Kalecik ve Çavuştepe nekropollerindeki Demir Çağı Urartu Dönemi Fibula'larının biyoarkeolojik değerlendirmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji (Yl) (Tezli) , Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜNEŞ ÇİL

Danışman: Hakan Yılmaz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Urartu Devleti MÖ 9. 7. yüzyıllar arasında varlığını sürdürmüş Önasya'nın güçlü krallıklarından biridir. Merkezi Van Kalesi (Tuşpa) olan krallığın zengin maden yataklarına sahip bir coğrafya da varlığını sürdürmüş olması maden işleme ve kullanma potansiyeli bakımından Urartuluları diğer çağdaş uygarlıklara nazaran daha avantajlı kılmıştır. Bu durumu Urartu yerleşim merkezleri ve nekropollerinde yapılan kazılarda çıkarılan birçok madeni eser kanıtlamaktadır. Bu madeni objelerin çoğunluğunu takılar oluşturmaktadır. Avrupa'da MÖ 2. binyılın sonlarından itibaren takı repertuarı içerisinde kendine yer bulduğu görülen fibulaların Urartu madeni takı repertuarı içerisinde de sayı ve işçilik açısından önemli bir yere sahip olduğu yerleşim yerleri ve mezarlarda yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarından anlaşılmaktadır. Urartu egemenlik sahasına MÖ 8. yüzyılın ikinci yarısında Frig ve Geç Hitit dönemlerine ait kent devletleri ile yapılan ticaret sonucu girdiği anlaşılan fibulaların MÖ 7. yüzyılla birlikte yaygın bir kullanıma sahip olduğu görülmektedir. Bu tez çalışmasında Urartu dönemi Van Kalecik ve Çavuştepe nekropolleri ile Çavuştepe Kalesi'nde ele geçen fibulların biyoarkeolojik değerlendirmesi yapılmıştır. Bu kapsamda fibulaların tarihsel gelişimi, üretim teknikleri ve muhtemel kullanım alanları ele alınmıştır. Bioarkeolojik açıdan bakıldığında incelenen fibula örneklerinin çoğunluğu mezarlarda ele geçmiştir. Araştırmanın materyalini oluşturan bu objeler giysi kenarlarının tutturulması işlevi dışında dinsel amaçlara yönelik de kullanıldığı düşünülmektedir. Kalecik ve Çavuştepe nekropollerinde gözlenen ölü gömme biçimine bağlı olarak bireyler giydirilmiş halde ve kişisel süs eşyalarıyla birlikte gömüldükleri göz önüne alındığında fibulaların hem kişisel süs eşyası hem de giysileri tutturmak için kullanılmış olabileceği söylenmelidir. Ayrıca fibulaların kişisel süs eşyaları içerisinde değerlendirilen boncuklar ve deniz kabuklarının takılmasında yardımcı bir eleman olarak kullanılmış olduğu görülmektedir. Kalecik ve Çavuştepe nekropollerinde bireylerin yaş ve cinsiyetleri açısından fibulaların tipolojik açıdan bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Hatta bebek ve çocuk inhumasyon mezarlarda rastlanılan bu kültürel objenin boyutlarında bir küçülme olduğu tespit edilmiştir. Çavuştepe nekropolündeki inhumasyon ve kremasyon mezarlarında bu objelere rastlanılması ölü gömme biçiminde fibulaların kullanım amacı açısından bir farklılık göstermediği de anlaşılmıştır.