Anadolu Selçuklu Çağı mimarisinde bir yapı ile bağlantılı türbeler
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SANAT TARİHİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLSÜN EBİRİ
Danışman: Gülsen Baş Terzioğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapan Anadolu'ya 11. yüzyıldan sonra gelen Türkler tarafından birçok beylik kurulmuştur. Bu beylikler Ahlatşahlar, Artuklular, Danişmendliler, Mengücekliler, Saltuklular, Çaka Beyliği ve siyasi yapının zamanla en güçlü devleti olan Anadolu Selçukluları'dır. 11. yüzyıldan Anadolu Selçuklu devletinin fiilen sona erdiği 14. yüzyılın başına (M.1308) kadar olan dönem "Selçuklu Çağı" olarak kabul edilmektedir. Anadolu'ya gelen Türkler ile mevcut kültürler arasında yeni bir sentez ortaya çıkmıştır. Kültür ve sanattaki bu etkileşimler Anadolu'nun farklı coğrafyalarında zengin bir sanat ortamının oluşmasına sebep olmuştur. Bu sanat ortamında mimari yapılar içerisinde bir yapıyla bağlantılı türbeler önemli bir grubu oluşturmaktadır. Bir grup türbenin farklı yapı türleriyle organik bağlantıları vardır. İncelenen çalışmada bu nitelikte 80 türbe tespit edilmiştir. Bu türbelerin bazıları yapı bünyesi içinde bazıları ise yapıya bitişik durumdadır. Türbelerin yapıyla aynı anda tasarlanmış olduğu örnekler bulunduğu gibi sonradan yapının bir mekânının türbeye dönüştürüldüğü ya da yapıya bitişik inşa edildiği türbeler de mevcuttur. Bu türbelerin yapılardaki konumu konusunda ise katı kurallardan çok şartların belirlediği bir düzen söz konusudur. Tez çalışmasında bir yapı ile bağlantılı türbelerin bânileri, mimarları ve sanatçıları, türbenin adına yapıldığı kişilerin sosyal, siyasal ve dini konumları, türbelerin yapılar içindeki konumları, mimari ve süsleme özellikleri değerlendirilmiştir. Türbelerin bağlantılı oldukları yapılar içerisinde medreseler en yoğun grubu oluşturmaktadır. Diğer yapılar sırayla cami- mescit, zaviye, hankâh ve bir yapı topluluğudur. Bu yapılarla bağlantılı türbeler sultanlara, hanedan üyelerine, devlet adamları ve yakınlarına, din adamları ile statüsü ve ismi bilinmeyen kişilere aittir. Bir yapı ile bağlantılı türbelerde bir geleneğin devam ettirildiği anlaşılmaktadır. İncelenen bir yapı ile bağlantılı türbelerin 12. yüzyılın sonlarından başlayarak 14. yüzyılın başlarına kadar devam eden süreçte tarihsel boyutta plan, mimari ve süsleme biçimlerine yönelik oluşan gelişmeler üzerinden yapılan değerlendirmelerden yola çıkılarak sonuçları belirtilmiştir.