Hakkari Beyliği (1130-1849)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları (Yl), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İHSAN AKIN

Danışman: Mehmet Salih Arı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İran ve Irak ülkelerinin sınırında ve ülkemizin güney doğusunun en uç noktasında yer alan Hakkâri; tarihi, doğası, sosyal ve kültürel dokusu, jeopolitik konumu, kaynakları, coğrafik yapısı ve tarihte farklı din ve milletlere mesken olması ile dikkatleri üzerine çekebilmiş bir serhat ilimizdir. İslam kültür ve medeniyetinin izlerini taşıyan çok sayıda esere ev sahipliği yapan Hakkâri ili, gerek coğrafi gerekse tarihte oynadığı roller açısından stratejik bir öneme sahiptir. Hakkâri'nin çok erken dönemde İslamlaşması, Yezidilik inancının çıkış merkezi olması, tarihte iz bırakmış önemli şahsiyetleri yetiştirmesi, Hıristiyanlığın Nesturilik mezhebinin patriklik merkezi olması açısından da manidardır. Tarihte Hakkâri, uzun yıllar kendilerini Abbasi hanedanlığının devamı olarak takdim eden mirler tarafından yönetilmiştir. Hakkâri Beyliği, miras olarak bizlere çok sayıda medrese, cami, tekke, kümbet, köprü, kale ve diğer mimari eserler ile Peygamberimize ait olduğu iddia edilen kutsal emanetleri bırakmışlar. Bunların yanısıra Hakkâri beyleri, kendi dönemlerine ışık tutan ve tarih yazıcılığı açısından önem arzeden "Mirname" adında manzum bir eseri tarihimize kazandırmışlar. Tarihteki Hakkâri bölgesi, bugün için çizilen sınırları aştığını, bölgede 12. yüzyıldan itibaren yedi asır boyunca bir beyliğin olduğunu söylemek mümkün. Bu beyliğin Selçuklular, İlhanlılar, Akkoyunlular ve Karakoyunlularla savaştıklarını, Osmanlı ve İran egemenlik alanlarındaki tampon bölgede ciddi politik mücadeleler verdiğini, genellikle Osmanlı'dan yana bir siyaset güttüğünü, çoğunlukla Osmanlı'ya bağlı hükümet statüsüyle bir sancak olarak varlığını devam ettirdiğini görmekteyiz. Ancak 19'uncu yüzyılın yarısında taht kavgaları, Hıristiyan tebaa ile yaşanan sorunlar ve Osmanlı Devleti'ne isyan gibi nedenlerden ötürü beylik yıkılmıştır.