1990 Sonrası Göç ve Kentleşme Bağlamında Kürt Aile Yapısı Üzerine Sosyolojik Bir Araştırma: Van Örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji (Yl) (Tezli), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Necla Korkmaz

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Suvat Parin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Aile, bulunduğu topluma göre farklı özellikler gösterebilen dinamik ve yine toplumsal kurumlarla etkileşim içinde olması nedeniyle karmaşık bir yapıya sahiptir. Aile, yerine getirdiği işlevler nedeniyle hem bireyler hem de toplumsal sistemler açısından önemli bir kurum olarak kabul edilmektedir. Üretim ilişkileri, genel olarak aile yapılarını ve örgütlenmesini belirleyen temel etkenlerden biri olmaktadır. Aile yapısını şekillendiren diğer önemli etken ailenin bütün bileşenleriyle yatay düzlemde gerçekleştirdikleri göçler olmaktadır. Türkiye'de 1990'lı yıllara kadar Kürtler'in geleneksel üretim biçimleri nedeniyle yoğunluklu olarak kırsal alanlarda yaşamaktadır. Kapalı toplum özelliği gösteren Kürtler'in, aşiret çatısı altında ve geniş aile formunda örgütlenmektedir. Toplumsal yapının sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik ilişkileri bir üst organizasyon olan aşiret yapıları tarafından belirlenmektedir. Geleneksel toplum özelliklerine sahip Kürtler açısından aile, en önemli kurum olarak kabul edilmekte ve korunmaktadır. Ancak 1990'larda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin kırsal alanlarında Türk Silahlı Kuvvetleri ve PKK arasında şiddetlenen çatışmalar nedeniyle devletin geliştirdiği "güvenlik" politikaları sonucunda çatışma bölgelerinde yaşayan aileler zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Zorunlu göç sonucunda kentlere göç eden ailelerin alışık olmadıkları bu yeni yaşam alanları ve koşullarının süreç içinde geleneksel aile yapılarını da etkilediği bilinmektedir. Bu çalışma 1990'larda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin farklı kırsal alanlarından Van kent merkezine göç etmek zorunda kalan ailelerin, yaklaşık 30 yıl içinde yaşadıkları sosyal, ekonomik, kültürel ve demografik düzlemde yaşanan değişimlere ve bu değişimlerin aile yapısını nasıl etkilediğine odaklanmaktadır. Yürütülen araştırmanın verileri, nitel araştırma yöntemi kullanılarak 30 kişi ile yapılan derinlemesine görüşme tekniği ile elde edilmiştir.