Çavuştepe Kalesi'nin malzeme teknik ve mimari açıdan günümüz Çavuştepe Köyü'ne yansımaları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji (Yl) (Tezli)(Atatürk Ün.ortak), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Naime KUŞMAN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Rafet Çavuşoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Van Gölü Havzasında kurulan ve yaklaşık 250 yıl kadar hüküm süren Urartu Krallığı, Doğu Anadolu'ya adeta altın çağı yaşatmıştır. Yapılan çeşitli kazılar ve yüzey araştırmalarından yola çıkarak Prehistorik Çağ'da Doğu Anadolu Bölgesi'nde bir kısım göçebe halk topluluklarının yaşamış olduğu saptanmıştır. Bu dönem içerisinde yerleşimin varlığı bilinse de kalıntıların ulaşılması zor yüksek yaylalarda yer alması, arkeolojik bulguların yetersiz kalmasına sebep olmuştur. Van, arkeolojik bulgulara göre Kalkolitik Çağ'dan (M.Ö. 5500-3000) başlayarak tarih dönemlerinin tümünde çeşitli ırk, kültür ve inanışlara sahip kavimlerin tek tek veya topluca yaşadıkları bir merkez olmuştur. Urartu kalelerinden günümüze en iyi durumda kalmış olan örnek ise hiç kuşkusuz Çavuştepe Kalesi'dir. Çavuştepe Kalesi'nde arkeolojik ve bilimsel çevrelerce tarihi değeri olan aşağı ve yukarı kale, saray, tapınak, depo alanları gibi kalıcı ve büyük ölçekli şehir yapıları incelenmiştir. Ancak Çavuştepe Kalesi mimarisi ve günümüz Çavuştepe Köyü konut mimarisine yansımaları araştırılmamıştır. Bölgenin olumsuz doğa koşulları, felaketler, savaşlar Çavuştepe mimarisinde kullanılan kerpiç ve ahşap malzemenin direncini azaltmıştır. Bu nedenle toplumların sosyo - kültürel yapısı ve gelişimi konusunda çok sağlıklı ipuçları veren küçük ölçekli yaşam birimleri olan evlerin incelenmesine önem ve öncelik verilmiştir. Çalışma içerisinde Çavuştepe Kalesi ve Çavuştepe Köyü'nün mimari (yapı malzemeleri, kullanılan aletler, mimari işçilik, konutlar, tandırlar, depo yapıları, hayvan barınakları) açıdan karşılaştırılması yapılmıştır.