Osmanlı Safevi İlişkileri ve Çaldıran Savaşı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları (Yl), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Asiye Şenol

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mehmet Salih Arı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Osmanlı Devleti köklü tarihe sahip olan bir devlettir. Safevi Devleti ise 1501 yılında resmiyet kazanmış olmasına rağmen tarihi birikim bakımından Osmanlı kadar köklüdür diyebiliriz. Safevi Devleti, 1501'de kurulmadan önce Safeviyyun tarikatı olarak etrafına birçok mürid toplamıştır. Bu tarikat daha sonra Şiîleşmeye başlamıştır. Şah İsmal döne minde devlet haline gelen Safeviler, dini kimliğini kaybetmemiştir. Safevi Devleti'ndeki insanlar Şah İsmail'e şeyh-mürid bağıyla bağlanmaya devam etmişlerdir. Safeviler Devleti'nin ilk yıllarında Osmanlı Sultanı, II. Bayezid'dir. II. Bayezid'in karakteri gereği bu dönemde Osmanlı-Safevi ilişkileri sakin geçmiştir. II. Bayezid'in oğlu Yavuz Sultan Selim'in Osmanlı Sultanı olmasıyla beraber ilişkiler olumsuz yönde seyretmeye başlamıştır. Yavuz Sultan Selim, Safeviler'in Anadolu'da çıkardığı isyanlardan dolayı, Şah İsmail'le savaşmak istemiştir. Şah İsmail, Osmanlı'nın gücünden çekindiği için, ilk başlarda savaştan kaçınsa da 1514'te Çaldıran Ovasında Osmanlı ile savaşmak zorunda kalmıştır. Şah İsmail bu savaşta kurtulmayı başardığı Safevi Devleti yıkılmamıştır. Amacı Safeviler'i tamamen ortadan kaldırmak olan Yavuz Sultan Selim bunu başaramamış ancak Safeviler'e büyük bir kayıp yaşatmıştır. Çaldıran Savaşı'ndan sonra Safeviler, savaş meydanında Osmanlı ile bir daha karşı karşıya gelmemeye dikkat etmiştir. Bu yüzden Osmanlı ile mücadeleleri bir nevi çete mücadelesi halinde devam etmiş, vur-kaç taktikleriyle Osmanlı'yı zayıflatmaya çalışmışlardır. Dönem dönem Osmanlı-Safevi arasında barış anlaşmaları olmuştur. Ancak Safeviler'in anlaşmaya aykırı davranmalarından dolayı anlaşmalar kısa süreli olmuştur. Osmanlı-Safevi ilişkileri Nadir Şah'ın son dönemlerinde ılımlı bir hal almaya başlamıştır. Nadir Şah, Safevi Devleti'ni katı Şiî inancından kurtarmak istemiştir. Bu yüzden Osmanlı Devleti'ne Caferiliği sünnî bir mezhep olarak kabul ettirmeye çalışmıştır. Osmanlı Devleti, Nadir Şah'ın tüm ısrarlarına rağmen Caferiliği sünnî mezhep olarak kabul etmemiştir. İki devlette yıllarca süren çatışmalardan dolayı insani ve ekonomik kayıplar vermiş, değişen dünya düzenine ayak uyduramamışlar ve yıkılmışlardır. Anahtar Kelimeler :Kızılbaşlar, Safeviler, Osmanlı, Çaldıran, Şah İsmail, Yavuz Sultan Selim Sayfa Adedi :140 Tez Danışmanı :Prof. Dr. Mehmet Salih ARI