Wıllıam Faulkner'ın The Sound and the Fury adlı eserinde 'Özgür irade'nin iç ve dış dinamikleri üzerine bir çalışma
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İnsan Kaynakları Yönetimi (Yl) (Tezli), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE KARAKUŞ
Danışman: Zeki Edis
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dünyaya gelmek hiçbir canlının tercihi değildir. İnsan, var ve yok olmanın farkında olan bir varlıktır. Birey koca bir boşlukla dünyaya gelir ve yaşamını sürdürebilmek için bu boşluğun içini doldurmak durumundadır. Her insan kendi yaşadığı hayatı 'anlamlı' kılmak adına bu boşluğu farklı şeylerle doldurur: Kimisi sanat, bilim, din, meslek kariyeri, aile yaşamı ile yaşamına anlam katarken kimisi de edindiği hobiler ile anlam arayışına girmektedir. Bunlara ilaveten bir de insanın eylemlerinde söz sahibi olup olmadığı ya da daha geniş kapsamda evrende özgür iradenin var olup olmadığı tartışmaları mevcuttur. Elbetteki insanlar aldığı kararlarda, eylemlerinde, düşüncelerinde ve/veya davranışlarında kontrolün kendilerinde olduğuna kör gözle inanmaktadırlar. Çünkü davranışlarının kontrolünün kendisinde olmadığına inanan bireyin hayatına katabileceği bir anlam kalmamıştır. Kaldı ki toplum olmanın koşullarını sağlayabilmek adına, özgür iradenin varlığına inanılması gerekmektedir. Aksi takdirde davranışlarından sorumlu olmadığına inanan bireyin yapabileceklerinin sınırı yoktur. Özgür irade konusuyla ilgili mitoloji, teoloji, psikoloji, fizik, felsefe, genetik, nörobilim gibi alanlar çeşitli çalışmalara sahiptir. Edebiyat ise okuyucularına içinde bulundukları çağdan geçmiş çağlara, farklı çevreleri, kültürleri, diğer insanların yaşantılarını romanlarda tecrübe etme imkânı sağlar. Dahası edebiyat aracılığı ile hem yazarın hem de gündelik hayatın kent deneyimi gözlemlenebilir. Bu çalışmada William Faulkner'ın, bireyin uzak çevresi olan yaşadığı toplumu, yakın çevresi olan ailesini ve bedenindeki biyolojik ve psikolojik dinamikleri bir bütün olarak kaleme aldığı romanı Ses ve Öfke; aynı evde yetişen, aynı toplumun içinde yaşayan bireylerin nasıl farklılaştıkları, aynı uyarıcılardan nasıl farklı şekillerde etkilendikleri, birey olma yolunda nasıl iç ve dış koşulların etkisi altında kaldıkları kısacası kurgusal karakterlerin kendi dünyalarında özgür iradeye sahip olup olmadıkları coğrafya biliminin paradigmalarından yararlanılarak incelenecektir.