Van Gölü kıyı kumlarından izole edilen Spathidiid siliyatlar (Ciliophora, spathidiida) üzerinde morfolojik ve moleküler filogenetik araştırmalar


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji (Yl) (Tezli), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NEMRUT FIRAT DİCLE

Danışman: İsmail Yıldız

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada Van Yüzüncü Yıl Üniverstesi yerleşkesi kıyılarındaki kum ve toprak örneklerinde yaşayan spathidiid siliyatlar izole edildi, morfolojik özellikleri ile moleküler filogenetik özellikleri araştırıldı. Petri kültürlerinde farklı morfolojik özelikler gösteren üç spathidiid popülasyonu belirlendi. Bu popülasyonların morfolojik özellikleri canlı incelemeler ve gümüş boyama teknikleri kullanılarak ortaya çıkarıldı. İzole edilen popülasyonların 18S rDNA gen bölgesi çoğaltılarak dizileri belirlendi. Kültür ortamında birbiri ardınca çoğalan popülasyonların gen dizileri karşılaştırıldığında, üç popülasyonun da birbirine benzer diziye sahip olduğu anlaşıldı. Bu benzerlikten dolayı izole edilen popülasyonların aynı popülasyonun farklı yaşam döngülerindeki morfolojik varyasyonlar olduğuna karar verildi. Bu popülasyonlar hücre şekli, oral ve somatik siliyatür ile nüklear organizasyon bakımından Spathidium spathula'ya yakın fakat 18S rDNA gen dizisi bakımından ondan farklı olduğu anlaşıldığından, izole edilen bu popülasyon herhangi bir türe dahil edilmedi ve Spathidium sp. olarak bildirildi. Bu çalışmada izole edilen Spathidium sp. popülasyonunun diğer spathidiid siliyatlar ile aynı ana kladda yer almakla birlikte hemcinslerinden ziyade Lagynophrya acuminata, Enchelys gasterosteus ve Balantidion pellucidum ile daha yakın ilişki içerisinde olduğu görüldü. Haptorid siliyatların morfolojik ve filogenetik sınıflandırma modelleri arasında uyumsuzlukların olduğuna dair önceki çalışmalarda pek çok kayıt mevcuttur. Bu sorun, haptorian siliyatların morfolojik taksonomisinde kullanılan karakterlerin homolojiyi temsil etmediği, farklı soy hatlarında birbirinden bağımsız olarak birden çok kez ortaya çıkmış olmasından kaynaklanabilir. Bu sorunun üstesinden gelmek için genetik olarak benzer siliyatların taşıdıkları ortak morfolojik karakterler belirlenerek morfolojik taksonominin yeniden değerlendirimesi önerilmektedir.