PAKLİTAKSELE BAĞLI OLUŞAN OKSİDATİF STRESE VE İNFLAMASYONA KARŞI FİSETİNİN BİYOKİMYASAL PARAMETRELER ÜZERİNE ETKİSİ VE ELEKTROKİMYASAL ANALİZİ


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, KİMYA ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SHABNAM ALLAHVERDIYEVA

Danışman: İbrahim Hakkı Yörük

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Paklitaksel, tanımlanan ilk mikrotübül stabilize edici antikanser ilaç olup ve son yirmi yılda kemoterapide en önemli gelişme olarak kabul edilmektedir. Çeşitli kanser türlerinde en yaygın kullanılan antineoplastik ajanlardan biri olarak bilinmektedir. Fisetin çeşitli bitkilerde bulunan, geniş biyolojik aktivitelere sahip, toksitesi düşük ve potent bir fitoflavonoiddir. Araştırmamızda, farelerde paklitaksel ile oluşturulmuş oksidatif strese ve enflamasyona karşı fisetinin koruyucu etkileri, aynı zamanda fisetinin voltametrik analizi incelenmiştir. Çalışmamızın birinci kısımında, her grupta 8 hayvan olmakla 5 grupa ayrılan 40 adet fare kullanılmıştır. Araştırmamızda, kontrol, paklitaksel, paklitaksel+fisetin (10 mg/kg), paklitaksel+fisetin (20 mg/kg) ve paklitaksel +fisetin (40 mg/kg) olmak üzere 5 grupa ayrıldı. Çalışmamızın birinci kısmında çeşitli biyokimyasal parametrelere ve vitamin düzeylerine bakıldı. Çalışmamızın ikinci kısmında, bor katkılı elmas (BDD) elektrodu kullanılarak fisetinin tekli ve eş zamanlı analizlerinin belirlenmesi için yeni bir voltametrik yöntem geliştirildi. Voltametrik yöntemde, fisetinin elektrokimyasal özelliklerinin dönüşümlü voltametri (CV) ve aynı zamanda kare dalga adsorptif anodik sıyırma voltametrisi (SWV-AdSV) ile incelendi. Paklitaksel uygulandıktan sonra MDA, PCO, 8-OHdG, PGE2 ve NO düzeylerinde istatistiksel olarak artış saptandı (p 0,05). Fisetin grubunda SOD, CAT ve GSH-Px düzeylerinde istatiksel olarak anlamlı artış görüldü (p<0,05). Vitamin E düzeyi, PTX grubu ile kontrol grubun karşılaştırıldığında PTZ+20 mg/kg grubunda yüksek bulundu (p<0,05). Ayrıca PTX grubu ile karşılatıldığında vitamin D3 düzeyi tüm fisetin gruplarında anlamlı olarak yüksek saptandı (p<0,05). Fisetinin özellikle orta ve yüksek (20 ve 40 mg/kg) dozları etkili bulundu. Elde ettiğimiz bulgular paklitakselin oksidatif stresi ve enflamasyonu artırdığı, fisetinin oksidatif stresi ve enflamasyonu azalttığını gösterdi. BDD elektrot iyi bir duyarlılık, üşük gözlenebilme sınırı ve iyi bir tekrar edilebilirlik gibi avantajlar sergilemiştir. Geliştirilen bu yöntem fisetinin miktarının bulunmasına başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Sonuçlardan yola çıkarak, fisetinin, paklitaksel kullanan bireylerde oluşabilecek komplikasyonları azaltabileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Antioksidan, Fisetin, İnflamasyon, Oksidatif stres, Paklitaksel