Urartu mimarisinde malzeme ve teknik


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji (Yl) (Tezli)(Atatürk Ün.ortak), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Rıfat Kuvanç

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Rafet Çavuşoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışmasında, Van Gölü Havzası'nda M.Ö. 9. yüzyılın ortalarından itibaren başkent Tuşba merkezli olarak kurulan Urartu Krallığı'nın, kale ve yerleşim yerlerindeki mimarlık yapıları incelenmiştir. Mimari yapıların incelenmesi ile Urartuların hâkim olduğu araziyi nasıl değerlendirdiği, taş ocakları, duvarcılık pratikleri ve inşa malzemelerinin temini gibi konuların aydınlatılması amaçlanmıştır. Türkiye'nin doğu bölgesi, Ermenistan ve Kuzeybatı İran'da oldukça geniş bir coğrafyada, yaklaşık 250 yıl boyunca egemenlik kuran bu güçlü krallığın en somut kültürel varlıkları ise mimari yapılarıdır. Urartular; anıtsal tapınaklar, saray yapıları, sütunlu ve payeli salonlar ile depo mekânlarının yer aldığı kamusal, dinsel ve ekonomik amaçlı yapıları, güçlü surlarla kuşatılan sitadeller içinde inşa etmişlerdir. M.Ö. 9. yüzyılın ortalarından itibaren hâkim oldukları bölgeye yeni bir anlayış getiren Urartu Krallığı'nın yerleşimleri, Urartuların araziyi oldukça etkili bir biçimde değerlendirdiğini ortaya koymuştur. Urartu yerleşim modelinin temelini, kale ve kent planlaması oluşturmaktadır. Tarımsal ürün elde edilen araziler yerleşim yeri olarak değerlendirilmemiş ve bu alanlar genelde bir veya iki kale ile kontrol altına alınmıştır. Urartu kaleleri, krallığın başlangıcından itibaren benzeri bir planlamada inşa edilmişlerdir. Özellikle krali projelerde mutlaka güçlü sur duvarları, bir veya birden fazla kare planlı susi tapınak, pithoslu depolar, sütunlu veya payeli salonlar ile kralın veya yerel yöneticilerin konakladığı saraylar mutlaka inşa planlamasına dâhil edilmiştir. Bu, Urartu Krallığı'ndaki katı merkeziyetçi anlayışının sonucunda ortaya çıkmış bir durumdur. Urartular, kent yerleşimlerini, kalelerinin eteklerine veya kale yakınındaki uygun bir alana inşa etmişlerdir. Urartular; kaleler ile aşağı kentlerdeki mimari yapılarını taş, kerpiç ve ahşap olmak üzere üç temel malzeme ile inşa etmiştir. Bitümen ise nadiren kullanılmış bir diğer yardımcı malzemedir. Urartu yapılarının temelleri taş malzemeden oluşmakta ve bunun üzerinde ise kerpiç beden yükselmektedir. Son olarak üst örtü ise ahşap ile şekillendirilmiştir. Urartu kale ve kentlerinden günümüze gelen mimari yapıların önemli bir bölümü taş malzemeden oluşmaktadır. Taş malzeme, kalelerin ve yerleşim alanlarının üzerinde yükseldiği kayalıklardan da elde edilebileceği üzere en yakındaki kayalıklar da taş kaynağı olarak kullanılmaktaydı. Bununla birlikte kullanılan taş malzemelerin farklılığı uzak alanlardan da taşların getirildiğini göstermektedir. Urartu Krallığı'nda farklı taş türlerine ilişkin taş ocakçılığı faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Tez kapsamında yapılmış olan analizler ışığında, Urartu mimarisinde traverten, kireçtaşı, kumtaşı, bazalt, andezit, gabro, serpantinit ve dasit olmak üzere sekiz farklı taş cinsinin kullanımı tespit edilmiştir. Urartu mimarisinde taş malzemeyi tamamlayan ve yapıların şekillenmesini sağlayan bir diğer inşa malzemesi kerpiçtir. Kerpiç kullanımı oldukça yaygındır. Taşa nazaran taşınması ve şekillendirilmesi daha kolay olan bu malzeme, bütün Urartu merkezlerinde tespit edilmiştir. Taş malzemenin temininde olduğu gibi kerpiç malzeme de kale ve yerleşim alanlarının en yakınındaki kil ocaklarından elde edilmiştir. İçine ince kıyılmış saman ve sönmüş kireç bırakılarak ahşap kalıplara dökülerek elde edilen kerpiç bloklar, taş temeller üzerine yerleştirilerek kullanılmaktaydı. Urartu mimarisinde bugüne değin herhangi bir birleştirici malzeme veya kenet sisteminin kullanımı tespit edilmemiştir. Ancak yapılarda birleştirici malzeme olarak kullanımı yanında zemin blokajlarında da kilin kullanımı bilinmektedir. Ayrıca birleştirici malzeme olarak taşlardan geriye kalan kireç tozlarının da kullanımı tespit edilebilmiştir. Urartu mimarisinde kullanılan taş ve kerpiç malzemeyi tamamlayan üçüncü malzeme ahşaptır. Urartular'ın bu malzemeye ulaşımı, egemen oldukları coğrafyanın kaynakları ile sınırlı olmuştur. Temel inşa malzemelerini kendi coğrafyalarından temin etmiş, taş ve ahşap açısından kısmen daha fakir olan Assur gibi dışa bağımlı olmamışlardır. Urartular, mimari yapılarını inşa etmeden önce duvarların üzerinde yükseldiği temel basamakları ile alt yapı sistemine ait işlemleri gerçekleştirilmişlerdir. Ana kayanın kesilip düzeltilmesiyle gerçekleştirilen bu işlemler, kalelerdeki kirli su tahliyesini sağlamakta ve kerpiç duvarların nemden zarar görmesini engellemeyi amaçlamaktadır. Bu uygulamalardan sonra ise sur temel yuvalarına oturtulan taş temelli kerpiç duvarlar Urartular'ın kendine özgü inşa teknikleriyle yükseltilmiştir. İnşa malzemelerinin farklılığı, her birinin şekillenmesinde, farklı bir teknik ve alet kullanımını gerekli kılmıştır. Oldukça sert ve işlenmesi zor olan taş malzemenin şekillendirilmesinde balta, çekiç ve balyoz gibi metal aletler kullanılmıştır. Taşların düzeltilmesinde ve işlenmesinde ise keski ve murç gibi daha ince aletler tercih edilmiştir. Kerpiç malzemelerin üretiminde ise ahşap kalıplar kullanılmıştır. Ahşap kullanımında tespit edilen yuva-zıvana, karbonize olmuş halat kalıntıları ve metal çivi örnekleri de gelişkin bir marangozluk ve doğrama tekniğinin varlığını ortaya koymuştur.