Yapay Zeka Bağlamında Dil ve Zeka İlişkisi Üzerine Bir İnceleme


Creative Commons License

Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe (Yl) (Tezli) (Muş Alparslan Ün.ortak), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KÜBRA KAYA

Danışman: Ahmet Eyim

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, yapay zekâ bağlamında zihin dil ilişkisini irdelemeyi amaçlamaktadır. İnsan beyni ve bilgisayar arasındaki benzerliğe dayalı olarak ortaya çıkan yapay zekâ kavramı ortaya çıktığından bu yana birçok felsefi tartışmaya neden olmuştur. İnsan zekâsının bir makineye yüklenip yüklenemeyeceği sorunu üzerine bir inceleme yapacağımız bu çalışmada, öncelikle yapay zekâya ilişkin felsefi yaklaşımlara yer verilecek ve doğal zekânın esnekliğinden hareketle bir bilgisayarın insan zekâsına tam anlamıyla sahip olamayacağına ilişkin akıl yürütmeler ortaya konulacaktır. Algoritmaya dayalı bir yapısı olan yapay zekâya ilişkin Güçlü yapay zekâ ve zayıf yapay zekâ görüşleri ön plana çıkmıştır. Bilgisayar için yazılım ne ise beyin için de zihin odur diyen Güçlü yapay zekâ yaklaşımı, insan zekâsına sahip makinelerin olanaklı olduğunu kabul ederken; Zayıf yapay zekâ yaklaşımı ise, beyin ve bilgisayar arasındaki ilişkinin taklitten öteye gidemeyeceğini iddia eder. Yapay zekâ tartışması, zihin ve dil ilişkisinin incelenmesini zorunlu kılar. Bu nedenle, dil ve düşünce konusunda dilin doğası ve düşüncenin dil üzerindeki öneminde bahsedilmiştir. Dil ile düşünce arasındaki ilişkinin doğasına yönelik felsefi görüşlere yer verilen bu çalışmada, doğal dil ve programlama dillerinin bir karşılaştırılması yapılmaktadır.Yine bir yapay zekânın tasarlanabilmesi için bir programlama diline ihtiyaç duyulmasından hareketle, programlama dilinin sabit yapısına karşın doğal zekânın esnekliği söz konusudur. İnsan beyninin sahip olduğu nöroplastisite ve nörogenez gibi özellikleri sayesinde doğal zekânın esnekliği ortaya çıkmaktadır. İnsan beyni on binlerce yıldır evirilerek belli bir düşünme ve yorumlama yapısına sahip olmuştur. Öte yandan yapay zekâ her ne kadar geliştirilip her geçen gün başarılı sonuçlara imza atsa da bir takım sınırlarının dışına henüz çıkamamıştır.