Tip 1 diyabetes mellitus tanılı hastalarda koroidal vasküler indeks ve oküler parametrelerin değerlendirilmesi ve sağlıklı gönüllü kişiler ile karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET SERKAN ALTAŞ
Danışman: Muhammet Derda Özer
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Tip 1 Diyabetes Mellitus (T1DM) tanılı hastalar ile sağlıklı kontrol grubu arasındaki koroidal vasküler indeks (Kvi) ile oküler parametrelerin karşılaştırılması ve bu parametreler ile laboratuvar sonuçları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Temmuz ve Ekim 2020 tarihleri arasında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Kliniği ile Çocuk Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Klinikleri'ne başvuran 10-18 yaş arası T1DM tanılı 50 (K:E=28:22) hasta ile 54 (K:E=27:27) sağlıklı çocuk kontrol grubu olmak üzere toplam 104 çocuk dahil edildi. Hastaların demografik bulguları (yaş, cinsiyet, hastalık süresi, labotaruvar parametreleri) kayıt edildi. Hastaların oküler ön segmenti speküler mikroskobi (SM) ve ön segment spectral-domain optik koherens tomografi (SD-OKT) ile değerlendirildi. Arka segmenti genişletilmiş derinlikli optik koherens tomografi (EDI-OKT) ile değerlendirildi ve segmentasyon analizi ile retina tabakalarının ölçümü yapıldı. EDI-OKT ile elde edilen resimlerle koroidal vasküler indeks (Kvi) hesaplandı. Bulgular: T1DM tanılı hasta ve sağlıklı kontrol grubunun yaş ve cinsiyet dağılımı benzerdi (13.66±2.22 yıla karşın 13.8 ±2.48 yıl) (p=0.738). T1DM ile kontrol grubu arasında toplam uzunluk (TL), endotel hücre yoğunluğu (EHY), santral korneal kalınlık bulguları arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). T1DM tanılı hastaların kornea endotel hekzagonalite değerinin kontrol grubuna göre azaldığı saptandı (%55.38±9.09'e karşın %51.04±7.50) (p=0.011). T1DM hastalarının ortalama gangliyon hacmi kontrol grubundan daha yüksek saptandı (p=0.04). Ayrıca T1DM tanılı hastaların Kvi değeri kontrol grubundan daha düşük saptandı (p=0.013). Glikozillenmiş hemoglobin (HbA1c) ile EHY arasında negatif yönde korelasyon saptandı (r=-0.284, p=0.050). HbA1c ile ortalama hücre boyutu (OHB) arasında pozitif yönde korelasyon saptandı (r=0.285, p=0.050). Retina sinir lifi tabakası (RNFL) ile DM hastalık süresi arasında pozitif yönlü, HbA1c, C reaktif protein (CRP) ve mikroalbuminüri düzeyleri ile negatif yönlü korelasyon olduğu saptandı (p<0.05). T1DM süresi ve HbA1c düzeyleri ile anlamlı korelasyon izlenen speküler mikroskobi ve OKT bulguları arasında yapılan doğrusal regresyon analizlerinde anlamlı düzeyde önemli ve açıklayıcı bulgu saptanmadı. Sonuç: T1DM'li hastalarda kontrol grubuna göre hekzagonalite oranının ve Kvi değerinin azaldığı saptanırken HbA1C ile RNFL arasında negatif korelasyon olduğu saptandı. Bu nedenle, rutin oftalmolojik muayeneleride DR saptanmayan T1DM'li çocuklarda erken oküler değişikliklerin belirlenmesinde SM ve OKT kullanılması önerilebilir.