Siyah Alaca Sığırlarda Alfa-Kazein Beta-Kazein ve Kappa-Kazein Gen Polimorfizminin Süt verimi ve Süt Bileşenlerine etkisinin PCR-RFLP Yöntemiyle Araştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Zootekni (Dr), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ahmet Fatih DEMİREL

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Bahattin Çak

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, üç farklı bölgede yetiştirilen Siyah Alaca sığırlarda α-kazein (αS1 ve αS2-kazein), β-kazein ve κ-kazein gen polimorfizminin süt verimi ve süt bileşenlerine etkisinin polimeraz zincir reaksiyonu-restriksiyon parçacık uzunluk polimorfizmi (PCR-RFLP) yöntemiyle araştırılması ve genotip-çevre interaksiyonunun ortaya konulması amaçlandı. Çalışmanın materyalini Konya, Manisa ve Diyarbakır illerinde entansif koşullarda yetiştirilen 519 baş Siyah Alaca ineğin süt ve kan örnekleri oluşturdu. Genomik DNA 519 kan numunesinden izole edildi. DNA'dan CSN1S1, CSN1S2, CSN2 ve CSN3 genlerinin polimorfik bölgesi PCR ile çoğaltıldı. CSN1S1, CSN1S2, CSN2 ve CSN3 genlerinin PCR ürünleri, sırasıyla MaeIII, MnlI, DdeI ve HinfI restriksiyon enzimiyle kesildi. Elektroforezde yürütülerek genotipler tespit edildi. Ultra-sound teknoloji temelli süt analiz cihazı kullanılarak sütün yağsız kuru madde oranı, süt yağ oranı, protein oranı ve laktoz oranı belirlendi. Hardy-Weinberg Dengesine (HWE) uyumluluk ve ki-kare (χ2) değerleri Gene-Calc online bilgisayar programı kullanılarak hesaplandı. SPSS paket programında bazı çevresel faktörler dikkate alınarak, genotipik özellikler ile fenotipik özellikler arasındaki ilişkiler genel doğrusal model (GLM Prosedürü) kullanılarak analizi yapıldı. Analiz sonuçlarına göre, genel popülasyonda ortalama laktasyon süresi, laktasyon süt verimi ve 305 günlük süt verimi sırasıyla 347.22 gün, 9039.09 ve 8389.98 kg'dır. Ayrıca, yağsız kuru madde, yağ, protein ve laktoz oranları ise sırasıyla, %8.76, %3.54, %3.21 ve %4.81 olarak tespit edildi. Çalışmada CSN2 geni polimorfizmi laktasyon süresi, yağsız kuru madde oranı, süt protein oranı ve laktoz oranı ile önemli derecede ilişkiliydi. Ayrıca Diyarbakır ilinde, 305 günlük süt verimi ile CSN2 geni polimorfizmi arasında anlamlı bir ilişki tespit edildi. CSN1S1 ve CSN3 geni polimorfizminin süt yağ oranı ile ilişkili olduğu bulundu. CSN1S2 geninin monomorfik olmasından dolayı süt verim özellikleri arasında bir ilişki kurulamadı. Sonuç olarak; Türkiye'de yoğun bir şekilde yetiştiriciliği yapılan Siyah Alaca ırkının kazein genlerinin genetik varyasyonunu belirleyen ve verimle ilişkilendiren çalışmaların sayısının arttırılması ile CSN1S1, CSN2 ve CSN3 genleri marker destekli seleksiyon kriteri olarak erken seleksiyon çalışmalarında güçlü bir genetik belirteç olarak kullanılabilir. CSN1S2 geninin daha geniş popülasyonlarda çalışılması ve bu gene ait diğer bölgelerin de taranarak, bu bölgelere ait genotiplerin verim ile ilişkisinin ortaya konulması faydalı olacaktır. Böylece CSN1S2 geninin seleksiyon çalışmalarında genetik belirteç olarak yer alıp almayacağı da tespit edilebilecektir.