Albino sıçanlarda ultraviyole A ile indüklenmiş deri hasarı modelinde kafeik asit fenetil ester ve erdosteinin antiapoptotik, antigenotoksik ve antioksidan etkisinin moleküler, biyokimyasal ve stereolojik yöntemlerle araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anatomi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Esma ZEREN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Halil Özkol

Eş Danışman: Yasin Tülüce

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yapılan önceki bazı çalışmalarda ultraviyole A (UVA) radyasyonunun oksidatif stres ve DNA hasarına yol açtığı rapor edilirken, kafeik asit fenetil ester (CAPE) ve erdostein (ERD)'nin antioksidan özelliğe sahip olduğu bildirilmiştir. Çalışmamızda deneysel olarak oluşturulan UVA hasarına karşı CAPE ve ERD'nin tedavi etkinliği literatüre göre ilk kez araştırıldı. Bu amaçla oksidatif stres, genotoksisite ve apoptozda meydana gelen değişiklikler stereolojik inceleme ile birlikte değerlendirildi. Herbiri 6 Wistar türü albino erkek sıçandan oluşan toplam 4 grup oluşturuldu. Bu gruplar kontrol (K), UVA, UVA+ERD ve UVA+CAPE olarak adlandırıldı. UVA, UVA+ERD ve UVA+CAPE gruplarındaki hayvanlar 30 gün boyunca günde 2 saat süreyle UVA ışınına maruz bırakıldı. UVA+ERD grubundaki hayvanlara her UVA uygulamasından 30 dk önce 10 mg/kg ERD oral yolla verildi. UVA+CAPE grubundaki hayvanlara ise her UVA uygulamasından 30 dk önce 10 µmol/kg CAPE intraperitonol (i.p.) yolla uygulandı. Bütün hayvanlar otuzuncu günde sakrifiye edildi. Analizler için kan ve deri dokuları alındı. UVA grubuna ait TOS değeri diğer bütün gruplara göre anlamlı derecede (p<0.01) yüksekti. TAS UVA grubunda K grubuna göre anlamlı derecede (p<0.01) düşerken, UVA+CAPE grubunda ise tekrardan anlamlı bir şekilde (p<0.01) artmıştır. OSI değerine gelince, UVA grubunda K grubuna göre anlamlı (p<0.01) bir artış, UVA+ERD ve UVA+CAPE gruplarında ise UVA grubuna göre anlamlı düşüşler (p<0.01) görülmüştür. Çalışmamızın apoptoz görüntüsü analiz edildiğinde K grubunda DNA kırığının az olduğu UVA hasarı oluşturulan gruplarda ise DNA kırıklarının arttığı görülmüştür. ERD ve CAPE verilen gruplarda ise kırıkların olduğu ancak sadece hasar oluşturulan gruba göre azaldığı tespit edilmiştir. UVA grubuna ait comet assay analiz sonucu, K grubuna göre anlamlı derecede yüksek (p<0.001) ancak UVA+ERD ve UVA+CAPE gruplarına göre ise anlamlı düzeyde düşük (p<0.001) görülmüştür. Stereoloji (hacim fraksiyonu) sonuçları değerlendirildiğinde UVA grubunda, K grubuna göre dramatik (p<0.01) bir artış olduğu görülmüştür. Bu çalışma, ERD ve CAPE'nin UVA hasarının tedavisinde faydalı olabildiğini ortaya çıkarmıştır. Burada elde edilen bulguların desteklenmesi için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.