Türkiye’deki Yaşam-Bölgelerinin Holdridge Yaşam-Zon Yöntemi İle Belirlenmesi


Creative Commons License

Tekin M. K., Tatlı H., Koç T.

International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM, Ankara, Türkiye, 3 - 06 Ekim 2018, ss.713-722

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.713-722
  • Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

İçinde bulunan çevrenin özellikleri iklim-vejetasyon sınıflandırma yöntemleri sayesinde daha kolay bir şekilde tasvir edilebilir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki yaşam-alanlarını belirlemek ve bu alanların arazideki gerçek bitkiörtüsü ile karşılaştırmaktır. Bu amaçla bir tür iklim ve vejetasyon sınıflandırma yöntemi olan Holdridge yöntemi uygulandı. Çalışmada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından sağlanan 1970 ile 2016 yılları arasındaki aylık ortalama sıcaklık ve yağış verileri kullanıldı. Eksik veriler ise Kriking yönteminin Fortran95 temelli bir yazılımı geliştirilerek tamamlandı. Ancak, ilgili meteoroloji istasyondaki eksik verilerin oranı %7'sinden fazla ise değerlendirme dışı tutuldu. Ek olarak, verilere homojenlik testi uygulandı ve %95 güven seviyesinde testi başaran veri dikkate alındı. Yöntemde kullanılan veriler ise yağış, bio-sıcaklık ve potansiyel buharlaşma oranıdır. Elde edilen yaşam-alan verilerin haritaları, ArcGIS 10.2 Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) içindeki Thiessen poligonlar methodu uygulanarak üretildi. Elde edilen ana sonuçlara göre, Türkiye'de 12 farklı yaşam zonu mevcuttur. Bu yaşam-alanları sıklık sırasına göre, "Serin ılıman step", "Sıcak ılıman kuru orman" ve "Serin ılıman nemli orman" şeklinde sıralanır. Bu yaşam-alanların toplam içindeki oranı %77 civarındadır. Çalışmanın bir başka sonucu ise, yükselti ve eğimin fazla olduğu alanlarda ve yoğun bitki örtüsü türünün gözlemlendiği nemli kıyı bölgelerinde birden fazla yaşam-zonuna ait özelliklerin görülmesidir. Diğer taraftan, Türkiye'deki iklim ve bitki-örtüsü etkileşim ilişkileri dikkate alındığında, Holdridge yöntemi ile bulunan yaşam-alanlarından bazıları gözlenen bitki-örtüsü özelliklerini yansıtmamaktadır. Bu durum, ancak yanlış arazi-kullanımı politikaları ve kuvvetlenen iklim değişikliği ile açıklanabilir. Dolayısıyla, çalışmanın ileride arazi-kullanım planlarında karar vericilere destekler sunacağını öneriyoruz.

The surrounding features can be more easily depicted by means of climate-vegetation classification methods. The aim of this study is to determine the life-zones in Turkey and to compare them with the actual vegetation-cover in the related areas. For this purpose, a kind of climate and vegetation classification method called Holdridge Life-Zone (HLZ) method was applied. In the application, monthly average temperature and precipitation values from 1970 to 2016 provided by the General Directorate of Turkish Meteorology Service were used. In the case of complete the missing data kriging method, a Fortran95 based source code was developed. However, if the proportion of missing data in the related meteorological station is more than 7%, it is removed. In addition, the homogeneity test was performed on the data, and the set that achieved the test at the 95% confidence level were considered. The data used in the method are precipitation, bio-temperature and potential evaporation ratio. The maps of the acquired HLZ were generated by applying the Thiessen polygons method in the ArcGIS 10.2 Geographic Information Systems (GIS). According to the main results, 12 different life zones are obtained in Turkey. These are: "Cool temperate steppe", "Warm temperate dry forest" and "Cool temperate moist forest" according to their frequency. The proportion of these life zones within the total is about 77%. Another consequence of the work is that there are more than one life-zone features in the areas with high altitude and slope and the coastal areas where dense-vegetation is observed. On the other hand, considering the interactions of climate and plant-cover in Turkey, several life-zones do not reflect the observed plant-cover features. This result can only be explained by the mis-land-use politics and the strengthening the climate change. We therefore recommend that our investigation will provide support for decision-makers in future land-use plans.