Türk Kültüründen Bir Damla: Cığa


Creative Commons License

Solmaz M.

17. Uluslar arası Akademik Araştırmalar Kongresi (ICAR), İstanbul, Türkiye, 19 - 20 Şubat 2026, ss.82-87, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.82-87
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Orta Asya bozkır kültür geleneğinde özellikle güç ve kuvvet sembolizmi olarak görülen kartal, şahin,

doğan gibi yırtıcı kuşların tüyleri Hun ve Göktürk dönemlerinden itibaren savaşçıların başlıklarına

takılmış, Selçuklu, Osmanlı dönemlerinde de bu alışkanlık devam etmiştir. Zamanla kartal, horoz, tavus

kuşu, ördek, kaz, turna gibi en güzel tüylere sahip kuşların kuyruğundaki uzun tüylerden en gösterişli

olanları seçilmiş gösteriş, güzellik, cazibe ve zarafeti yansıtması açısından halk kültüründe kullanılmış,

edebiyatta şiirler içerisinde kendisine yer bulmuştur. Türkler, yaşadıkları coğrafyadaki gücü, gösterişi,

asaleti temsil eden en güzel tüylere sahip kuşların kuyruğundaki uzun tüylerden en gösterişli olanını

seçip kullandıkları tüylere cığa demişler, halk kültürü ve göçebe gelenekler içerisinde ilk doğan erkek

çocuğa verilen önemi göstermek amacıyla çocuğun taktığı başlıkta, şölenlerde, düğünlerde gelinin

taktığı başlıkta kullanmışlardır. Padişah ve yüksek rütbeli devlet adamlarının değerli taşlarla süslenmiş

başlıklarında iktidar ve gösterişin bir imgesi olarak yerini alan cığa Osmanlı sarayında ve askeri teşkilatı

içerisinde yeniçeriler ile sipahilerin rütbelerine göre farklı biçimlerde kendisine yer bulmuştur.

Günümüzde modern moda tasarımlarında cığa motiflerinin çağdaş yorumlarla yaşatılması ondan

vazgeçilemediğini ve kültürel bellekten esinlenildiğini gösterir. Çok katmanlı anlamlar taşıyan önemli

bir kültür imgesi olan cığa, geçmişten günümüze kadar Türk kültüründeki tarihsel derinliğiyle inanç,

estetik, statü, kimlik gibi kavramlarla iç içe geçmiştir.