Müller Hücreleri
Moleküler Histoloji, Dr. Öğr. Üyesi Günsel Kirman, Editör, BİDGE Yayınları, Ankara, ss.96-120, 2024
- Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Diğer
- Basım Tarihi: 2024
- Yayınevi: BİDGE Yayınları
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Sayfa Sayıları: ss.96-120
- Editörler: Dr. Öğr. Üyesi Günsel Kirman, Editör
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Müller hücreleri, ilk olarak 1851 yılında Alman anatomist Heinrich Müller tarafından balık, kurbağa ve güvercin retinasında radyal lifler olarak tanımlanmış (Müller, 1856; Hamon & ark., 2016) ve 1892 yılında Cajal tarafından gösterilmesiyle şekli tam olarak anlaşılmıştır (Kolb, 2007). Omurgalı retinası, her biri farklı morfolojik, gelişimsel ve antijenik özellikler sergileyen dört tip glia hücresi içermektedir. Müller hücreleri en baskın olan glial hücredir ve retinal glia'nın %90'ını temsil etmektedir. Müller hücrelerini, astrositler ve mikroglia takip eder. Dördüncü glial hücre türü olan oligodendrositler memeli retinasında yoktur (Newman & Reichenbach, 1996). Müller hücreleri, retina hücrelerinin yaklaşık %4-5’ini oluşturur (Hamon & ark., 2016). MSS'nin diğer bölgelerindeki astrositler, oligodentrositler ve ependimal hücreler tarafından yerine getirilen işlevlerin çoğunu gerçekleştirir (Newman & Reichenbach, 1996). Esas görevleri sinir sisteminin oluşumu ve gelişimi sırasında nöronlara destek olmaktır. Sinaps oluşumunda görev aldıkları bilinmektedir. Bununla birlikte nöronların uygun ortamda çalışabilecekleri mikrohabitatların korunması ve bazı hücrelerin bölünmesinde rolü vardır (Bakırcı, 2013). Mikroglial hücrelerin mezodermal kökenli olduğu bilinmektedir (Chan-ling, 1994). Ancak retinal nöroepitelyumdan köken alan tek glial hücre Müller hücreleridir (Hamon & ark., 2016). Son çalışmalar, Müller hücrelerinin kökenini krista nöralis hücreleri olarak da göstermektedir (Vecino & ark., 2016). Embriyonik dönemin sonlarına doğru multipotent progenitör hücrelerden gelişirler (Liu & ark., 2014). Normal şartlarda olgun retinada mitotik olarak aktif değillerdir ancak belirli koşullar altında hücre döngüsüne yeniden girebilirler (Roesch & ark., 2008).