Türkistan milli mücadele tarihinin muhaceretteki isimleri sürgün hayatının zorluklarına rağmen Türkiye ve Avrupa’da Türkistan’ın bağımsızlığı adına uzun yıllar uğraş vermiştir. Bu isimlerden biri de 1902 yılında Taşkent’te cedit hareketinin merkezinde, reformist bir ailede dünyaya gelmiş olan Mecdeddin Ahmed Delil’dir. Delil, bir din âlimi olan babasının Türkistan’da gizli olarak yürütülen reform hareketlerine verdiği destek ile cedit kadrosunun yakın çevresinde yetişme imkânı bulmuştur. Türkistan’daki reform hareketlerini destekleyen ceditçilerin inkılap yıllarından önce toplantı merkezlerinden biri olan evde büyümüş olması bir teşkilat içerisinde yer edinme ve faaliyette bulunma konusunda Mecdeddin Delil’in küçük yaşta tecrübe kazanmasını sağlamıştır. Delil, Bolşeviklerin Taşkent’e hâkim olduğu yıllarda ilk ve orta eğitimini tamamlamış, bağımsızlık fikrine dönüşen reform hareketlerinin Türkistan dâhilinde Sovyetlere rağmen devam edemeyeceğini anlayan gençlerden biri olarak lise eğitimini Taşkent’te tamamladıktan sonra hem eğitimine hem de faaliyetlerine devam edebilmek için 1923 yılında İstanbul’a gitmiştir. 1923 yılında İstanbul’da Diş Hekimliği Fakültesi’ne kaydolan Delil, 1926 yılında buradan mezun olarak doktor unvanı almaya hak kazanmıştır. Öğrencilik yıllarından itibaren İstanbul’da bulunan Türkistanlı gençlerin ortak hareket etmesi hususunda hassasiyet göstermiş, 1927 yılında kurulan Türkistan Türk Gençler Birliği’nin başkanlığını üstlenmiştir. Gençlik teşkilatının yanı sıra Türkistan Azadlık Cemiyeti adıyla kurulan ancak 1927 yılında Türkiye’de Türkistan Millî Birliği adını almış olan muhaceretteki Türkistan milli bağımsızlık hareketine hizmet eden teşkilata dâhil olmuştur. Hem birliğin Türkiye’de yayınlanan yayın organı Yeni Türkistan mecmuasının genel sekreterliğini üstlenerek yazılar yazmış hem de 1929 yılında Berlin’de yayınlanmaya başlayan Yaş Türkistan mecmuasında yazarlık yapmıştır. Türkistan yararına hareket eden grupların içerisinde aktif olarak rol almış olan Delil, 1933-1938 yılları arasında Çin’e karşı bağımsızlık mücadelesi veren Kaşgar Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin teşkilatlanması ve bölgeden haber aktarımını sağlamak için Türkistan Millî Birliği teşkilatı adına bölgede bulunmuştur. Türkiye’ye döndükten sonra Doğu Türkistan’daki izlenimlerini paylaştığı raporu ile Türkiye Cumhuriyeti’nin bölge üzerine olan politikasına tesir etmiştir. Delil’in mücadele ile geçen hayatı 1943 yılında tedavi gördüğü Heybeliada Sanatoryumu’nda sona ermiştir. Kendi döneminin öne çıkan Türkistan aydınlarıyla yakın ilişkide bulunmasına ve adı sıklıkla tekrarlanmasına rağmen Delil hakkındaki kaynaklar henüz birarada değerlendirilmemiştir. Özellikle Yaş Türkistan ve Yeni Türkistan’daki yazıları, Doğu Türkistan üzerine olan raporu tekil olarak ele alınmamıştır. Çalışmada hayatı ve faaliyetleri hususi olarak daha önce müstakil bir araştırmanın konusu olmamış olan Türkistan aydınlarından Doktor Mecdeddin Ahmed Delil’in biyografisi, Türkistan adına bağımsızlık mücadelesi veren teşkilatlar dâhilindeki faaliyetleri ve muhaceretteki Türkistan neşriyatında yer alan makaleleri ile arşiv belgeleri esas alınarak ortaya konulacak, Türkistan millî hareketinin içerisindeki yeri ve önemi tespit edilecektir.
The figures of the Turkestan national struggle in exile, despite the hardships of their banishment, devoted many years in Türkiye and Europe to the cause of Turkestan’s independence. One of these figures was Mecdeddin Ahmed Delil, who was born in 1902 in Tashkent, at the center of the Jadid movement, into a reformist family. His father supported the reform movements secretly carried out in Turkestan, which enabled Delil to grow up within the close circle of the Jadid cadre. Having spent his childhood in a household that served as one of the meeting centers for reformists supporting the Turkestani reform movements prior to the revolutionary years, Delil gained early experience in organization and activism. During the years when the Bolsheviks took control of Tashkent, Delil completed his primary and secondary education. Realizing, as one of the young people whose sense of reform had evolved into a belief in independence, that the movement could not continue within Turkestan under Soviet rule, he went to Istanbul in 1923. In the same year, he enrolled in the Faculty of Dentistry in Istanbul and graduated in 1926. From his student years onward, he showed great sensitivity toward ensuring collective action among the Turkestani youth in Istanbul, and in 1927, he assumed the presidency of the Türkistan Türk Gençler Birliği. In addition to the youth organization, he became a member of the Türkistan Milli Birliği, which had initially been founded under the name Türkistan Azadlık Cemiyeti and adopted its new title in 1927. Within this exile-based movement for Turkestan’s independence, he played an active role. He served as the general secretary of Yeni Türkistan. He also wrote articles and contributed as a writer to Yaş Türkistan. Actively serving in groups working for the benefit of Turkestan, he was present in the region on behalf of the Türkistan Milli Birliği for the organization of the Eastern Turkestan Republic, which fought for independence against China between 1933 and 1938. He submitted a report detailing his observations on East Turkestan, which influenced the Turkish policy toward the region. Delil’s life, marked by continuous struggle, came to an end in 1943 at the Heybeliada Sanatorium, where he was receiving medical treatment. Although he maintained close relationships with prominent intellectuals of his time and his name is frequently mentioned in related sources, the available materials about him have not yet been systematically examined. In particular, his writings in Yaş Türkistan and Yeni Türkistan and his report on East Turkestan have not been studied individually. This study aims to present the biography of Delil, one of the Turkestani intellectuals whose life and activities have not previously been the subject of a dedicated research, based on his work within organizations engaged in the struggle for Turkestan’s independence and on his articles and archival documents published in exile. The research seeks to determine his place and significance within the broader Turkestan national movement.