7. Uluslararası Evde Sağlık ve Sosyal Hizmetler Kongresi, Ankara, Türkiye, 13 - 16 Kasım 2025, cilt.1, sa.1, ss.239-240, (Özet Bildiri)
Giriş:Evde sağlık hizmetleri, kronik hastalıklar, kanser ve yaşamı tehdit eden diğer durumlarda bireylerin kendi
yaşam ortamlarında sağlık ve bakım hizmeti almasını sağlayarak yaşam kalitesini artırmayı amaçlamaktadır.
Palyatif bakım ise yalnızca semptomların hafifletilmesine değil, aynı zamanda hastaların ve ailelerinin fiziksel,
psikososyal ve spiritüel ihtiyaçlarının bütüncül olarak karşılanmasına odaklanmaktadır. Evde sağlık ve palyatif
bakım hizmetlerinin entegrasyonu, hastaların yaşamın son döneminde hastane yerine evde bakım alabilmesine,
bakım vericilerin desteklenmesine ve sağlık sisteminde kaynak kullanımının daha verimli hale gelmesine katkı
sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı, evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin entegrasyonunun önemini,
güçlü ve zayıf yönlerini, uluslararası literatür ve Türkiye’deki mevcut durum doğrultusunda incelemektir.
Yöntem: Bu derleme çalışmasında 2015–2025 yılları arasında yayımlanmış ulusal ve uluslararası literatür
taranmıştır. PubMed, Scopus, Web of Science ve Google Akademik veri tabanlarında “home health care”,
“palliative care”, “integration” ve “evde sağlık hizmetleri” anahtar sözcükleri kullanılarak ulaşılan çalışmalar
incelenmiştir. Türkiye’deki durumun değerlendirilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın ilgili rehberleri, mevzuat
düzenlemeleri ve ulusal araştırmalar da göz önünde bulundurulmuştur. Bulgular: Literatür taraması sonucunda
evde palyatif bakımın hastane yatışlarını azalttığı, yaşamın son döneminde daha iyi semptom kontrolü
sağladığı ve maliyetleri düşürdüğü saptanmıştır. Dünya genelinde palyatif bakım hizmetlerinden yararlanan
hasta oranı %14 civarındayken, evde sağlık hizmetleri bu boşluğu kısmen kapatmaktadır. Türkiye’de ise 2015
yılında yayımlanan Palyatif Bakım Hizmetleri Uygulama Rehberi entegrasyon sürecinde önemli bir adım
olmuştur. Ancak mevcut bulgular, evde palyatif bakımın ülke genelinde henüz yeterince yaygın olmadığını
göstermektedir. Hemşirelerin ve aile bakım vericilerin eğitim eksiklikleri, mobil palyatif ekiplerin sınırlılığı ve
kurumlar arası koordinasyon sorunları öne çıkan güçlüklerdir. Bununla birlikte, evde sağlık ve palyatif bakım
entegrasyonunun güçlendirilmesinin hasta ve aile memnuniyetini artırdığı, semptom yönetiminde etkinliği
sağladığı ve gereksiz hastane başvurularını azalttığı görülmüştür. Sonuç: Evde sağlık ve palyatif bakım
hizmetlerinde entegrasyon, hasta merkezli bütüncül bakımın geliştirilmesi için stratejik bir gerekliliktir.
Türkiye’de bu entegrasyonun güçlendirilmesi hem yaşam kalitesinin yükseltilmesine hem de sağlık sisteminde
sürdürülebilirliğin sağlanmasına katkı sağlayacaktır. Gelecek araştırmaların entegrasyon modellerinin etkisini
değerlendirmeye, tele-sağlık uygulamalarının katkısını incelemeye ve bakım vericilerin deneyimlerine
odaklanması önerilmektedir.