Osman Zeki Özturanlı’nın Öykülerinde Halk Bilimsel Bağlam


Creative Commons License

EREN M.

FSM İlmi Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimler Dergisi, sa.27, ss.19-44, 2026 (TRDizin)

Özet

Osman Zeki Özturanlı, yirminci yüzyılın üçüncü çeyreğinde özellikle öyküleri ileöne çıkan yazarlardan olmuştur. Söke’de doğup büyüyen ve İstanbul’da hukuk öğrenimigören Özturanlı, doğup büyüdüğü kasabada avukatlık yapar. Avukatlık mesleğinin ona,çevresinin farklı insan tipleri ile yoğun bir etkileşim olanağı sağladığı tahmin edilebilir.Özturanlı, doğup büyüdüğü Söke ve çevresini, insanlarını, onların bireysel ve toplumsalsorunlarını öykülerine yansıtmıştır. Yazar; köy ve kasabanın ayrı ayrı veya aynı öyküiçinde birlikte yer aldığı mekânlarda köylü ve şehirlilerin ayrılan ve kesişen dünyalarınıcanlı gözlemler, ağız özellikleri ve davranış kalıpları ile birlikte anlatır. Osman ZekiÖzturanlı’nın öyküleri, 1950-1970 arası Türkiye’nin değişim ve dönüşümünü bir Egekasabası etrafında yansıtır. Mekân, insan ve toplumun değişimi, öykü kahramanlarımerkeze alınarak zaman zaman duygusal tonu yüksek bir üslup çerçevesinde anlatılır.Halk bilimi konu ve türlerinin, edebi metinleri belirleme ve edebi metinlerde yeralma şekilleri ile ilgili araştırmalar son yıllarda artmıştır. Edebi bir metnin içerik veşekil bakımlarından onu oluşturan halk bilimsel yapı taşlarını belirleme, etkilenmelerigöstermeyi amaçlayan bu çalışmalar halk bilimi-edebiyat disiplinlerini yaklaştıranincelemelerdir. Bu çalışmada Osman Zeki Özturanlı’nın, öyküleri halk bilimi-edebiyat etkileşimi çerçevesinde incelenmiştir. Özturanlı’nın öykülerinde dilin sözlü doğasınıgüçlü bir şekilde yansıtan ağız özellikleri, lakaplar, deyim, atasözü, argo, küfür gibitürler belirlenip örneklendirilmiştir. Öykülerde yer alan ve halk biliminin toplum vegelenek yönlerinin daha belirgin olduğu geçiş dönemleri, halk inançları, halk hukuku,halk hekimliği konuları ile ilgili kullanımlar tespit edilip öykünün bağlamı çerçevesinde incelenmiştir. 
Osman Zeki Özturanlı was a well-known mid-twentieth-century writer, bestrecognized for his short stories. Born and raised in Söke, Özturanlı studied law in Istanbuland worked as a lawyer in his hometown. It can be assumed that his profession as alawyer provided him with the opportunity to interact intensively with different types ofpeople in his environment. Özturanlı reflected his hometown of Söke and its surroundings,its people, and their individual and social problems in his stories. The author vividlydescribes the separate and intersecting worlds of villagers and city dwellers in settingswhere the village and town appear separately or together in the same story, along withtheir dialects and behavioral patterns. Osman Zeki Özturanlı’s stories reflect the changesand transformations in Turkey between 1950 and 1970 through the lens of an Aegeantown. The changes in place, people, and society are narrated through the story’s maincharacters, sometimes in a highly emotional tone.Research on the subjects and genres of folklore, and how they are identified andappear in literary texts, has increased in recent years. These studies, which aim to identifythe folkloric motifs and elements that constitute a literary text in terms of content andform and to show their influences, are investigations that bring the disciplines of folkloreand literature closer together. In this study, Osman Zeki Özturanlı’s stories are examinedwithin the framework of folklore-literature interaction. The linguistic features thatstrongly reflect the oral nature of language, such as dialectal characteristics, nicknames,idioms, proverbs, slang, and cursing, are identified and exemplified in Özturanlı’s stories.The use of terms related to folk beliefs, folk law, and folk medicine, which are moreprominent in the rites of passages of folklore, been identified and examined within thecontext of the stories.