Abdülhak Hâmit Tarhan The viewpoints of the Critics


Creative Commons License

Yavuzer M. Ş.

AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERGİSİ , vol.6, no.1, pp.223-238, 2020 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 6 Issue: 1
  • Publication Date: 2020
  • Doi Number: 10.31463/aicusbed.661307
  • Journal Name: AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERGİSİ
  • Page Numbers: pp.223-238

Abstract

Hâmit, who is one of the writers of the Tanzimat literature II, follows the traces of Şinasi and Namık Kemal and writes works under the influence of the West. The poet comes to the fore especially with the themes such death, self and nature in his poems, his innovative attitude in poetry and dramas leaves deep traces on his successors. Both the author's writing of poems and dramas in Western-style and the irregularity of his writings lead to criticism of some intellectuals. In our literature, there are intellectuals who evaluate Hâmit with different views. Nazım Hikmet, Asım Bezirci, Nurullah Ataç and Ahmet Hamdi Tanpınar's views on Hâmit have many similarities and contrasts. Nazım Hikmet's article series '' Putları Yıkıyoruz” is aimed both at criticism and to change a perception. The first of these article written in 1929 was an attempt to destroy the positive social perception of Hamit. Nazım Hikmet, who emphasized poetry rather than criticism, takes the first place in the criticism studies about Hamit. What is seen from Tanpınar's criticism on Hâmit is an attempt to evaluate Hâmit's poetry and playwriting. Although Tanpınar approaches Hâmit's literary aspect with objective expressions, he criticizes his use of language and disorder. When Ataç's critique of Hâmit is examined, a humiliating and cynical attitude is observed. Bezirci's approach to Hâmit in all its aspects, as well as his positive evaluations, shows that he takes an objective approach to the poet. The critics' different evaluations of Hâmit reveal a different perspective. 

Tanzimat edebiyatının II. dönem yazarlarından olan Hâmit, Şinasi ve Namık Kemal’in izlerini takip ederek Batı tesirinde eserler kaleme alır. Özellikle şiirlerindeki “ölüm, ben ve tabiat” temalarıyla ön plana çıkan şair, Tanzimat döneminin en çok konuşulan yazarlarından biri olur. Onun şiir ve tiyatrolarındaki yenilikçi tavrı, kendisinden sonra gelenler üzerinde derin izler bırakır. Yazarın şiir ve tiyatrolarında Batılı tarzda yazmasının yanında, yazılarındaki düzensizlik, bazı aydınların eleştirilerine yol açar. Edebiyatımızda Hâmit’i farklı bakışlarla değerlendiren aydınlarımız göze çarpar. Nazım Hikmet, Asım Bezirci, Nurullah Ataç ile Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Hâmit’e bakışları birçok benzerlik ve karşıtlık içerir. Nazım Hikmet’in “Putları Yıkıyoruz” yazı dizisi hem bir eleştiri hem de bir algıyı değiştirmeye yöneliktir. 1929 yılında yazılan yazıların ilki Hâmit’in olumlu olan toplumsal algısını olumsuz yönde yıkma girişimidir. Eleştirmenlikten ziyade şairliği ön plana çıkan Nazım Hikmet’in bu yazısı Hâmit ile ilgili eleştiri çalışmalarında ön sırayı alır. Tanpınar’ın Hâmit’e yönelik eleştirilerinde ise Hâmit’in şairliği ve oyun yazarlığını değerlendirme çabası görülür. Tanpınar, her ne kadar Hâmit’in edebi yönüne nesnel ifadelerle yaklaşmışsa da onun dil kullanımını ve düzensizliğini eleştirir. Ataç’ın Hâmit’e yönelik eleştirisine bakıldığında aşağılayıcı ve alaycı bir tutum görülür. Onun bu bakışı Asım Bezirci’de görülmez. Bezirci’nin Hâmit’i bütün yönleriyle ele alıp aynı zamanda olumlu değerlendirmeleri şaire yönelik objektif bir yaklaşımda bulunduğunu gösterir. Eleştirmenlerin Hâmit’e yönelik değişik değerlendirmeleri farklı bir bakışı ortaya koyar.