Sembol Dilinin Bir Örneği Olarak Rüyalar: Türk Halk Kültüründe Ölüme Yorumlanan Rüyalar


Creative Commons License

Eren M.

Journal of Turkish Studies, cilt.54, no.4, ss.1074-1099, 2010 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 54 Konu: 5
  • Basım Tarihi: 2010
  • Dergi Adı: Journal of Turkish Studies
  • Sayfa Sayıları: ss.1074-1099

Özet

Karmaşık bir olgu olan rüya, insan ve toplum hayatında önemli bir yere sahiptir. Rüyaların barındırdıkları anlamların çözülmesi çabası tarihin yazılı olarak ve belgelerle takip edilen ilk dönemlerinden bu yana insanoğlunun ilgisini çekmiştir. Rüyalarda görülenlerin, gerçek hayattaki olguların sembol diline dönüşmüş şekiller olarak kabul edilmesi de kadim bir olgudur. Bu sembol dilini anlamlandırma çabaları karşımıza geleneksel, toplumsal ve dolayısıyla da kültürel bir yapı çıkarmıştır. Sembol dilinin en yaygın ve ortak dillerinden biri olan rüyaların oluşum süreci günlük yaşamın akışından etkilenirken, aynı zamanda rüyalar günlük yaşam algımızı da etkilemektedir. Bu çalışma, Türkiye’de Van Gölü Havzası olarak adlandırdığımız bir alanda Van, Bitlis, Hakkari, Muş, Ağrı illerinden karışık ve rastlantısal olarak örneklem almak suretiyle, saha çalışmasıyla oluşturulmuştur. Türk dünyasını teşkil eden toplulukların ölümle ilintili rüyaları yazılı kaynaklardan derlenmiştir. Ölüm belirtisi olarak kabul edilen, ölüme yorulan rüyaların oluşturduğu sembolik dilin Türk dünyasındaki yaygınlığı ve ortaklığı incelenmiştir. Ölüm belirtisi olarak kabul edilen, ölüme yorulan rüyaların oluşturduğu sembolik dilin inceleme sahamızdaki yaygınlığı ve ortaklığı ele alınmıştır. Rüyalar, hayata dair olguların, istek veya hayallerin bilinçaltından bilince sızdığı anlardır. Bu olgular, oldukları şekliyle değil, sembolleşerek rüyalara yansırlar. Bir olgu olarak ölüm insanın hem bilincinde hem de bilinçaltında derin izler bırakır. Ölüm olgusunun, rüyalara yansıması veya rüyada görülenlerin ölüme yorumlaması bir sembol dili oluşturur. Bu dil aynı zamanda toplum tarafından paylaşılan bir nitelik kazanır. Sözkonusu yorumlar sözlü ve yazılı olarak yayılarak çoğalır.

Anahtar Kelimeler: Rüya, sembol, dil, ölüm, kültür.

As a complex phenomenon, dream has an important place in the life of individual and society. Resolution endeavour of the meanings which are included by dreams has been atrracted human being’s interest since the preliminary periods of history as based on written documants. It is also an archaic fact to accept the vision of dreams as transformed symbolic language forms of daily life events. Interpretation efforts of this symbolic language has been exposed a traditional, a social, and so, a cultural structure. Formation process of dreams which are most common and collective language of the symbolic language are effected by streaming of life but dreams also influences perception of our daily life. This article is composed of an area study through taking a mixed and random sampling from Ağrı, Muş, Hakkâri, Van and Bitlis where located in area called Van Gölü Havzası. Dreams about death of The Societies of Turkish World are collected from inscribed sources. It is analysed in Turkish World the prevalence and commonality of the symbolic language which consist of the dreams accepted an approaching death. Additionally, it is also analysed the prevalence and commonality of the symbolic language in our research area. Dreams are a very moment in which facts, desires and imaginations about life emanate from unconscious to conscious. All of them reflect in dreams not such in their natural forms but as symbolizationed. As a fact the death deeply impress in both conscious and unconscious of human being. The reflection of death in dreams or interpretation of dreams as an approaching death constitutes a symbolic language. At the same time, this language achieves a character which is shared by society.

Key Words: Dream, symbol, language, death, culture.