Üçpınar Kaya Kiliseleri


Başak O. , YiğitPaşa D., Yiğitpaşa N.

Journal of Archaeology&Art Arkeoloji ve Sanat, ss.117-131, 2018 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Basım Tarihi: 2018
  • Dergi Adı: Journal of Archaeology&Art Arkeoloji ve Sanat
  • Sayfa Sayıları: ss.117-131

Özet

Öz
Doğu Anadolu’nun doğusunu kendilerine mesken tutan, Demir Çağı’nın en önemli aktörlerinden biri
olan Urartular, yaşam mücadelesi verdikleri Anadolu’nun dağlarında inşa ettikleri eserlerin çoğunu
da yine her taraflarını kuşatmış olan dağları oluşturan kayalardan yararlanarak yapmışlardır. Dağları
dize getiren bu halktan sonra, buraları kendilerine yaşam alanı seçen Ermeniler de çoğu kez doğanın
kendilerine sunmuş oldukları kayaları işleyerek onlardan yararlanmayı başarabilmişlerdir. Urartu
ve Ermeni döneminden kalma çok sayıda eserin yer aldığı Van ve çevresinde, özellikle anakayadan
yararlanılarak yapılmış bazı yapıların, hem dönemsel hem de işlevsel olarak zaman zaman karıştırılabildiklerine
tanık oluyoruz. Bunların başında ise anakayanın oyulmasıyla oluşturulmuş kaya mezarları
ve yeraltındaki örrme mezarlar ile dinsel yapılar gelmektedir. Bu konuyu burada ele almamızın nedeni
de 2009 yılında TÜBİTAK tarafından desteklenen bir projede, kilise olduğunu düşündüğümüz yapının,
iki katlı bir Urartu mezarı olarak tanıtılmış olmasıdır. Bu çalışmada Van İli, Gevaş İlçesi, Bağlama
Köyü’nde yer alan Üçpınar Kaya Kilisesi I-II tanıtılarak, mimari özellikleri üzerinde durulacaktır. Mezar
olduğu ileri sürülen yapının gerek kiliselerin yapım tekniğinin farklı olması, gerekse Ermenice bir
yazıtın olması ve apsis ile naos gibi birtakım döşemlere yer verilmiş olmasından dolayı buranın Urartu
Dönemi'ne ait kaya mezarlarından ziyade her iki yapının da kilise olduğu düşüncesindeyiz.
Anahtar Sözcükler: Urartu, Bizans, Ermeni, Hıristiyan, Kaya Kilisesi, Kaya Mezarı, Gevaş.

UCPINAR ROCK-CUT CHURCHES
Abstract
The Urartians were one of the most important actors of the Iron Age settled in the eastern parts
of Anatolia. Majority of their works in this mountainous region of Anatolia, where they struggled
for life, were constructed by using the rocks in the mountains surrounding them. Following these
people who brought the mountains to heels, Armenians chose this region as their living space.
Armenians succeeded in using these rocks offered by the nature mostly by carving them. Van
province and its surrounding area host many works left from the Urartian and Armenian periods.
Some of the structures that were constructed using bedrocks lead to confusion about the period
they were constructed in and the function they were created for. Of these, the leading ones are
rock tombs carved from the main rock, underground tombs and religious buildings. The reason why
this issue is dwelt on in this paper is that a structure which is church according to our point of view
was introduced as a two-layered Urartian tomb in a project supported by TUBITAK (The Scientific
and Technological Research Council of Turkey) in 2009. This study dwells on the introduction and
architectural characteristics of Ucpinar Rock-Cut Church I and Ucpinar Rock-Cut Church II which are
located in Bağlama village of Gevaş district in Van province. The structure which was claimed to be
tomb has a construction technique different from the construction techniques of tombs. Moreover,
it has an Armenian inscription in addition to apses and naoi in it. Therefore, we believe that both
structures are churches rather than Urartian period rock-cut tombs.
Keywords: Urartu, Byzantium, Armenian, Christian, Rock-Cut Church, Rock-Cut Tombs, Gevaş.