TÜRKİYE’DE TURİZMİN GELİŞİMİ VE ALTERNATİF TURİZM ARAYIŞLARI


Alaeddinoğlu F.

Türkiye Coğrafyası Araştırmaları, Ferhat Arslan, Editör, Pegem A Yayıncılık, Ankara, ss.205-221, 2017

  • Basım Tarihi: 2017
  • Yayınevi: Pegem A Yayıncılık
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.205-221
  • Editörler: Ferhat Arslan, Editör

Özet

Turizm bazı ülkelerin kaderidir. Doğal ve insana dair bütün kaynaklar o ülkeleri turizme konu eder ve bir şekilde yaşamın bir parçası haline getirir. Ancak nasıl yaşanılacağına karar vermek büyük ölçüde ev sahibi ülkenin yaklaşımıyla doğrudan ilişkilidir. Akdeniz destinasyonunun bir parçası olan Türkiye, deniz (kıyı) turizminden kış turizmine, ekoturizmden kültür ve tarih turizmine, eğlence, eğitim ve sağlık turizminden özel ilgi ve alternatif turizme uzanan geniş bir yelpazede, birçok turizm çeşidine ev sahipliği yapmaktadır. Turizme konu olan bu çekiciliklerden, kitle (deniz, güneş, kum) turizmi hariç tutulursa, diğer turizm çeşitlerine katılımın yeterli düzeyde (oranda) gerçekleşmediği görülmektedir. Buna karşın Türkiye dünyanın en çok turist çeken 6. ülkesi (2015 yılı) olmayı başarmıştır. Her düzeyde ülkenin ilgi duyduğu ve bir şekilde konu olmak istediği turizm, bugün dünya genelinde 1.2 milyar insanın katıldığı devasa bir endüstri durumundadır. Modern turizm olgusunun başladığı varsayılan yıllardan bu güne sürekli büyüyen ve çeşitlenen turizm daima kendini yenilemiş ve yeni yaklaşımları zorunlu kılmıştır. Görünen o ki, bu durum gelişerek devam edecektir. Bu bağlamda doğal ve insana dair kaynaklar noktasında oldukça zengin sayılan ve dünyanın en önemli varış noktalarından biri olan Türkiye'nin turizm geçmişi kitlesel boyutta olmasa da oldukça eskilere dayanmaktadır. Öyle ki ilk turizm hareketi 1850'li yıllarda başlamasına karşın, modern turizmle tanışması maalesef 1980'lerde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, çokta uzun sayılmayacak bir süreç içerisinde turist sayısında görülen bu hızlı artış turizmin büyük ölçüde zamana ve mekana sıkışmasına ve aynı zamanda tek yönlü bir büyüme döngüsüne girmesine neden olmuştur. Bu süreç yeni arayış ve yaklaşımları zorunlu hale getirmiştir.

Ancak bu aşamada cevap aranması gereken birçok soru bulunmaktadır. Bunlar, söz konusu yeni turizm anlayışına ne oranda açık olduğunuz, var olan doğal ve beşeri kaynaklarınızın bu durumu destekleyip desteklemediği, turistik altyapı-üstyapı yeterliliği, turizm karar vericilerin ve halkın bu konuya yaklaşımları gibi, birçok değişkenle ilgilidir. Şüphesiz bütün bu konuların derinlemesine irdelenmesi ve bu doğrultuda stratejilerin geliştirilmesi Türkiye turizmi açısından gereklidir. Ancak Türkiye'nin turizme bakışı ve/veya turizm geçmişi büyük ölçüde tek yönlü ve ekonomik kaygıların şekillendirdiği kitle turizmi ekseninde gerçekleştiğinden diğer turizm çeşitleri çoğu zaman ıskalanmıştır.

Bu bağlamda ele alınan bu çalışmanın odak noktası, büyük ölçüde turizm kavramı, Türkiye'de turizmin gelişimi ve alternatif turizm arayışları üzerinedir. Bu nedenledir ki, Türkiye'de turizmi yeniden tanımlamak için her şeyden önce turizm geçmişine ve alternatif turizm arayışlarının ne ölçüde gerçekleştiğine bakmak gerekmektedir.